ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

44 - REKÂNE (Radıyallahü Anh)

ÜÇ DEFÂ YENMİŞTİ

 

Zamân-ı seâdette, "Rekâne" adlı biri,

Vardı ki, müşrik olup kuvvetliydi ve iri.

 

Kiminle güreşseydi, yeniyordu muhakkak.

Çıkmazdı bir güreşte aslâ yenik olarak.

 

Bir gün, koyunlarını güdüyorken sahrâda,

Sevgili Peygambere rastladı o arada.

 

Kibirle seslendi ki Resûle tâ uzaktan:

(Sen mi ayırıyorsun halkı Lât ve Uzzâ'dan?)

 

Resûlullah, az daha yaklaşıp, sonra durdu.

Ve büyük bir vakarla, (Evet, benim) buyurdu.

 

O yine gurûrlanıp dedi ki: (Beni dinle.

Gel öyleyse, şurada güreşelim seninle.

 

Bakalım ki hangimiz hangimizi yenecek?

Hangimizin tanrısı ona yardım edecek?)

 

O Server "Peki" deyip, Rekâne'yi tuttu ve,

Havaya kaldırarak, ânında vurdu yere.

 

Şaşırmıştı Rekâne, güçlükle kalktı yerden.

Dedi ki: (Bu olmadı, güreşelim yeniden.)

 

O server "Olur" deyip, onu yine tutarak,

Bir daha yere vurdu havaya kaldırarak.

 

O, şaşkın vaziyette baktı Resûlullaha.

Dedi: (Bu da olmadı, güreşelim bir daha.)

 

Peygamber Efendimiz, yine kabûl buyurdu.

Rekâne’yi kaldırıp, bir daha yere vurdu.

 

Rekâne perîşândı, dedi ki: (Yâ Muhammed!

Mâbudun yardım etti, sen gâlip geldin, evet.

 

Lâkin ne diyeceksin gidince şimdi halka?)

Buyurdu: (Doğrusunu diyeceğim mutlaka.)

 

Dedi: (Mümkün olmaz mı hakîkati demesen.

Zîrâ mahcûb olurum, yendiğini söylersen.)

 

O Server buyurdu ki: (Ama ben Peygamberim.

Bende yalan söz olmaz, ben, hep doğru söylerim.)

 

Rekâne çok şaşırıp, dedi ki: (Yâ Muhammed!

Peygamberlik gücünle sen beni yendin elbet.

 

Sana ben, şu sürümden vereyim otuz koyun.

Bana gâlip gelmenin mükâfâtı bu olsun.)

 

(Koyunu ne yapayım?) buyurunca o Server,

(Peki, ne istiyorsun?) diye sordu bu sefer.

 

Buyurdu: (Îmân et ki herşeyden daha önce,

Ebedî Cehennemden kurtulasın böylece.)

 

Dedi ki: (Bunun için mûcize göster bana.)

O Server, gidiverdi bir ağacın yanına,

 

O esnâda, ağaçtan ses geldi: (Yâ Muhammed!

Sen, Allahın kulu ve Peygamberisin elbet.)

 

"Rekâne" bunu görüp, îmâna geldi hemen.

Kurtardı kendisini ebedî Cehennemden.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan