ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

41 - SÂLİM BİN ABDULLAH (Radıyallahü Anh)

BİR NASÎHAT

 

Abdullah bin Ömer'in bir muhterem oğludur.

Ve hazret-i Ömer'in mübârek torunudur.

 

Ömer bin Abdülazîz halîfeyken ilk daha,

Şöyle bir mektup yazdı "Sâlim bin Abdullah"a:

 

(Senden ricâm şudur ki, deden hazret-i Ömer,

Hakkında, tafsîlâtlı bilgiler bana gönder.

 

Ben de, onun izinden yürüyeyim diyorum.

Kendime, onu örnek almayı istiyorum.)

 

"Sâlim" dahî yazdı ki ona cevap olarak:

Yardımcı olsun sana, bu işte cenâb-ı Hak.

 

Dedem Hazret-i Ömer, halîfe olduğu gün,

Maaş tâyin ettiler ona eshâbı güzîn.

 

Maddî bir sıkıntıya düşmüştü ki birazdan,

Sahâbe, çâre için toplandılar o zaman.

 

Dediler: (Arz etsek de bu durumu Ömer'e,

Maaşını, bir miktâr arttırsak hâle göre.)

 

Hazret-i Zübeyr ile, Allah aslanı Alî,

Söylemeye giderken Halîfeye bu hâli,

 

Yolda, hazret-i Osmân durdurdu gidenleri.

Dedi: (Bilmez misiniz siz acabâ Ömer'i?

 

Zannetmem ki yanaşsın sizin teklîfinize.

Belki de celâllenip, kızacak şimdi size.

 

Lâkin kızı Hafsa'ya söyletirseniz eğer,

Onun hâtırı için, inşallah kabûl eder.)

 

Gidip îzâh ettiler Hafsa'ya önce bunu.

Dediler: (Sakın deme bizlerden uyduğunu.)

 

Kızı Hazret-i Hafsa, gelerek pederine,

Arz etti çekinerek bunu kendilerine.

 

Lâkin Hazret-i Ömer, bir anda celâllendi.

Buyurdu ki: (Ey kızım, seni kimler gönderdi?

 

Ey kızım, Allah için söyle bana şimdi sen.

Kaç elbisesi vardı Resûl'ün hayattayken?)

 

Dedi ki: (Babacığım, Allah için diyorum.

İki kat elbisesi var idi, biliyorum.)

 

Buyurdu ki: (Ey kızım, doğru dedin, ne iyi.

Peki, neydi Resûl'ün en kıymetli yemeği?)

 

Dedi: (Umûmiyetle arpa ekmeği yerdik.

Başkalarına dahî, onu ikrâm ederdik.)

 

Sordu yine: (Ey kızım, Allahın Resûlü'nün,

En geniş ve en râhat yaygısı neydi o gün?)

 

Dedi: (Kaba kumaştan vardı ki bir sergimiz,

Yazın dört kat edince, olurdu minderimiz.

 

Buyurdu ki: (Ey kızım, onlara git de söyle.

Seni göndermesinler bir daha bana böyle.

 

Dünyâda yaşayışı böyleyken Peygamberin,

Yakışır mı hayâtı başka olsun Ömer'in?

 

Ey kızım, Peygambere uymaza baban eğer,

Yârın Onun yüzüne, nasıl bakar bu Ömer?)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan