|
38
- SEHL BİN HANÎF
(Radıyallahü Anh)
KENDİNİ SİPER ETTİ
Hicretten
daha önce îmân edip hem dahî,
İkinci
Akabe'de bulundu bizâtihî.
Tam bir islâm
yiğidi, kumandanı idi "Sehl".
Çok iyi ata
biner, ok atardı pek güzel.
At üstünde,
bir hoşça var idi ki gidişi,
Onu,
hayrânlık ile seyrederdi her kişi.
Bulunup cihâd
etti cenklerin her birinde.
Çok yiğitlik
gösterdi Resûlullah önünde.
Fevkalâde
severdi Allahın Habîbini.
Ona siper
ederdi savaşlarda kendini.
"Uhud"da,
müslümânlar geri çekildiğinde,
O, cenge
devâm edip, sâbit kaldı yerinde.
Delik deşik
etmişken düşmanlar vücûdünü,
Arayıp buldu
yine Allahın Resûlü'nü.
Zarar
gelmesin diye Resûl'ün vücûduna,
Siper etti
kendini, küffârın hücûmuna.
Ve hattâ o
müşrikler, meşhur "Uhud" cenginde,
Resûlullaha
doğru hücûm ettiklerinde,
"Sehl",
şiddetle bağırıp, şaşırtırdı küffârı.
Ve hattâ
kendisine çekerdi hep onları.
Derdi ki: (Ey
müşrikler, burda aradığınız.
Oku oraya
değil, bu tarafa atınız.)
Tâ ki bitene
kadar elindeki okları,
Düşman ile
savaşıp, bîzâr etti onları.
Allahın
Sevgilisi buyurdu ki o zaman:
(Sehl'e ok
yetiştirin, odur iyi ok atan.)
Öyle çok
severdi ki Peygamber-i zîşânı,
Resûlullah
uğrunda hiç idi kendi canı.
Onun kılına
dahî zarar gelmesin diye,
Atardı
kendisini her türlü tehlikeye.
Mekke
fethinden sonra, Allahın Peygamberi,
"Huneyn"
gazâsı için, çağırdı gâzileri.
Lâkin o yıl,
bâhusûs bu gazâ sırasında,
Maddî sıkıntı
vardı sahâbe arasında.
Allahın
Sevgilisi, görüp bu ızdırâbı,
Yardıma
çağırmıştı hemen cümle eshâbı.
"Sehl"in ise,
o ara bir şey yoktu elinde.
"Ne yardım
yapsam?" diye çok düşündü evinde.
O da çok
istiyordu yardıma katılmayı.
Zîrâ
sevindirirdi Resûl-i kibriyâyı.
Onu
sevindirmenin verdiği haz yanında,
Her lezzet,
"yok" gibiydi eshâbın nazarında.
Evinde,
yiyecekten "Bir avuç hurma" vardı.
Onu alıp,
Resûl'ün huzûrlarına vardı.
Dedi: (Yâ
Resûlallah, bu var yalnız evimde.
Bu husûsta
yardımım bunlar olsun benim de.)
Resûl, kıymet
vererek kabûl etti onları.
Eliyle, üst
tarafa koydu o hurmaları.
|