ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

36 - CÂBİR BİN ABDULLAH (Radıyallahü Anh)

RESÛLULLAHI DÂVET ETTİ

 

Hendek harbi öncesi, her gün, eshâbı kirâm,

Hendek kazma işine ediyorlardı devâm.

 

Bir ara, önlerine "Taş" çıktı, sertti fazla.

O yeri, çok uğraşıp kıramadılar aslâ.

 

Peygamber-i zîşâna verdiler sonra haber.

Oraya seâdetle teşrîf etti o Server.

 

Balyozu kaldırarak o Hüdânın Habîbi,

Dağıttı bir vuruşta o kayayı "kum" gibi.

 

Hazret-i Câbir der ki: (O Server, Hendek günü,

Kayayı kırmak için kaldırdı külüngünü.

 

Mübârek karnı üzre, "Üç taş" bağlı dururdu.

"Üç gün yemek yememek alâmeti" idi bu.

 

Düşündüm: "Evde biraz, yemek hazır edeyim.

Ve Resûl'ü, gizlice yemeye götüreyim."

 

Zîrâ cümle eshâbı, eve dâvet edecek,

Miktârda, hânemizde bulunmazdı yiyecek.

 

Resûl'den izin alıp, geldim hemen evime.

Düşündüğüm bu şeyi söyledim âileme.

 

Dedim ki: (Hayli açtır Resûl aleyhisselâm.

İsterim yedirelim bir miktâr Ona taâm.)

 

Hâtunum memnun olup, dedi ki: (İyi olur.

Evde biraz et ile biraz arpa bulunur.

 

O eti pişirir ve un yaparız arpayı.

Var acele dâvet et Resûl-i kibriyâyı.)

 

Dönüp, Resûlullahın huzûruna geldim ve

Dedim ki: (Yemek için, buyurun bizim eve.)

 

Buyurdu ki: (Ey Câbir, ne kadar vardır taâm?)

Dedim: (Biraz et ile, biraz da vardır arpam.)

 

Buyurdu ki: (Çok iyi, söyle de hanımına,

Ben gelinceye kadar, el sürmesin taâma.)

 

Sonra nidâ etti ki cümle Hendek ehline:

(Ey eshâbım, geliniz Câbir'in yemeğine!)

 

Eve gelip, hâtuna dedim ki: (Dinle beni.

Çağırdı Resûlullah cümle Hendek ehlini.

 

Üstelik de gelenler, kalabalıktır gâyet.

Peki biz ne yaparız yetmezse yemek şâyet?)

 

O dedi ki: (Yemeğin miktârını, o Server,

Biliyorsa gam değil, düşünme böyle şeyler.)

 

Az sonra Resûlullah, teşrîf etti hâneye.

Sonra, bereket için duâ etti yemeğe.

 

Sahâbe, onar onar gelip yemek yediler.

Kalkanların yerine, başka gurup geldiler.

 

Sonra baktım, o çömlek doluydu yemek ile.

Bitmesi şöyle dursun, azalmamıştı bile.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan