ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

34 - TUFEYL BİN AMR DEVSÎ (Radıyallahü Anh)

TATLI DİL, GÜLER YÜZ

 

"Tufeyl bin Amr-ı Devsî" anlatıyor kendisi:

Kâbe’den eve gitti Allahın Sevgilisi.

 

Ben de gittim peşinden Onu edip çok merak,

Ve girdim içeriye, önce izin alarak.

 

Dedim ki: (Yâ Muhammed, ben buraya gelince,

Kavmin, senin hakkında söylediler bir nice.

 

Öyle korkuttular ki beni, senin hakkında,

Dediler ki: "Bulunma hiç Onun yakınında.

 

Okuduğu şeyleri dinleme hiçbir vakit.

Ve hattâ buralarda fazla durma, çekip git."

 

Onların sözlerinin, çok tesirinde kaldım.

Hattâ kulaklarıma her gün pamuk tıkadım.

 

Okuduğun şeylerin bir miktârını ancak,

Bana da işittirdi Kâbede cenâb-ı Hak.

 

Bir söz işitmemiştim ben ondan daha güzel.

Kalbime tesir etti, ne tatlı, ne mükemmel!)

 

Anlattı Resûlullah bana islâmiyyeti.

Îmân edip, kazandım ebedî seâdeti.

 

Dedim: (Yâ Resûlallah, Devs'tir benim kabîlem.

Kavmimde îtibârım yüksektir bir hayli hem.

 

Müsâde ederseniz, geri avdet edeyim.

Kavmimin halkına da, islâmı bildireyim.

 

Ve lâkin Rabbim bana, bu yolda bir kerâmet,

İhsânda bulunursa, kolay olur bu dâvet.)

 

Peygamber Efendimiz, açarak ellerini,

Şöyle bir duâ edip, gönderdi hemen beni:

 

(Yâ ilâhî, buna bir kerâmet eyle ihsân.

Ki, kavmini dâveti, olsun kolay ve âsân.)

 

Daha sonra ayrılıp, beldeme vardığımda,

Âniden parlak bir "Nûr" peydâ oldu alnımda.

 

Niyâzda bulundum ki Rabbimden ben bu kere,

İş bu "Nûr"u, alnımdan, nakletsin başka yere.

 

Kabûl etti duâmı Âlemlerin Sâhibi.

"Nûr", kamçımın ucunda parladı "kandil" gibi.

 

Gece, yaklaştığımda kabîlemin yurduna,

Halk hayretle bakardı, o "Kerâmet nûru"na.

 

Eve gidip, babamı dâvet ettim ilk önce.

O, tereddüt etmeden îmân etti hemence.

 

Daha sonra hanımım, gelip girdi yanıma.

Yine islâmiyyeti anlattım hanımıma.

 

O da îmân edince, sevinip en nihâyet,

Bilcümle Devs'lileri îmâna ettim dâvet.

 

Lâkin inanmayınca onlar tek bir Allaha,

Şikâyette bulundum gidip Resûlullaha.

 

Buyurdu: (Dön kavmine, güler yüz ve tatlı dil,

Gösterip, dâvet eyle, yumuşak ol, sert değil.)

 

(Peki yâ Resûlallah!) diyerek ettim avdet.

Halkı, güler yüz ile eyledim dîne dâvet.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan