ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

34 - TUFEYL BİN AMR DEVSÎ (Radıyallahü Anh)

KULAKLARIMI TIKADIM

 

Peygamber Efendimiz, demeyip gündüz gece,

Halkı, islâmiyyete çağırırdı öylece.

 

Mekkeli müşrikler de, uğraşırlar idi ki,

Boşa gitsin Onun bu çalışma ve gayreti.

 

Birini görselerdi Onunla konuşurken,

Buna mâni olmaya çalışırlardı hemen.

 

Dışarıdan Mekkeye gelenleri görünce,

Gidip kötülerlerdi Resûl'ü ona önce.

 

Zîrâ Resûlullahı kim görse idi bir an,

Sözlerini dinleyip, olurdu Ona hayrân.

 

"Tufeyl bin Amr-ı Devsî" adında bir kimse de,

Bir iş için Mekkeye gelmişti o günlerde.

 

Hemen onun yanına giderek o müşrikler,

Ona, Resûl hakkında çok şeyler söylediler.

 

Dediler ki: (Geldin sen, bizim bu ülkemize.

Lâkin bir tehlikeyi haber verelim size.

 

Burada, "Muhammed bin Abdullah" diye biri,

Vardır ki, çoktur Onun şaşılacak hâlleri.

 

Söylediği sözlerde, sihir tesiri vardır.

Öyle ki, oğulları babasından ayırır.

 

Onun o sözlerini, bir defâ olsun duyan,

Çok beğenip, hemence ediyor Ona îmân.

 

Onun fikirleriyle bu memlekette artık,

Âileler içinde başladı bir ayrılık.

 

Evlâdı babasından, kardeşi kardeşinden,

Ayırıyor kadını kocasından, eşinden.

 

Korkarım ki, bizim bu başımızdaki belâ,

Sizin kavminize de olabilir mübtelâ.)

 

Kendisi anlatır ki: (Bu husûsta, o kadar,

Fazla söylediler ki, korktum ve verdim karar.

 

Dedim ki: "Öyle ise, Onu hiç görmiyeyim.

Ve Onun sözlerini aslâ dinlemiyeyim."

 

Hattâ pamuk tıkadım kulağıma hemence.

Ki, Onun sözlerini duymıyayım böylece.

 

Bir gün Kâbede iken, baktım, O da orada.

Okuduğu şeyleri işittim o arada.

 

Lâkin okudukları, hoşuma gitti benim.

Hemen kendi kendime düşünüp, şöyle dedim:

 

"Ben, iyiyi kötüyü ayırt edemiyecek,

Kimse miyim ki, ondan, bana zarar gelecek.

 

Sözleri faydalıysa, dinler, kabûl ederim.

Çirkin ve zararlıysa, dinlemez, terkederim."

 

Bir tarafta gizlenip, başladım dinlemeye.

Âb-ı hayat sunardı sözleri gönüllere.

 

Hiçbir çirkin tarafı yoktu o kelâmların.

"Haksız" olduklarını anladım ben onların.

 

Düşündüm: "Akşamleyin, O, eve gittiğinde,

Gidip bir konuşayım kendisiyle evinde."

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan