|
30
- EBÛ HÜREYRE
(Radıyallahü Anh)
RESÛLULLAHIN DUÂSI
Bir gün "Ebû
Hüreyre" anlatıyor ki şöyle:
Bir zaman,
fakîr biri gelerek o Resûle,
Dedi: (Yâ
Resûlallah, bir kızım var ki benim,
O şimdi
evlenecek, biraz yardım isterim.)
Ona
buyurdular ki: (Olsaydı bu aralık,
Vermek
isterdim sana, az da olsa dünyâlık.
Yine de, bir
ihsânda bulunayım size ben.
Yârın bana
ufak bir şişe getir evinden.)
Ertesi gün,
huzûrda gördüm aynı kimseyi.
Verdi
Resûlullaha elindeki şişeyi.
Mübârek
elleriyle, Resûlullah bir şeyle,
Terinden, bir
kaç damla sıyırdı o şişeye.
Buyurdu ki: (Kızına,
bu, benden hediyedir.
Bunu, esans
olarak kullansın, pek güzeldir.)
O kadın, o
kokuyu kullandı uzun zaman.
Daha güzel
kokardı, o, misk ve her esanstan.
Yine "Ebû
Hüreyre" şöyle nakleder ki hem:
Îmâna
gelmemişti önceleri vâlidem.
Ne kadar
uğraştıysam, hiç fayda vermemişti.
Ne yolu
denediysem, aslâ kâr etmemişti.
Bâzan
yumuşaklıkla, bâzan da sert söyledim.
Olmayınca,
son çâre Resûlullaha geldim.
Dedim: (Yâ
Resûlallah, anneme duâ buyur.
Hak teâlâ,
kalbine versin hidâyet ve nûr.)
Merhamet
buyurarak, el kaldırıp o zaman,
Duâ
buyurdular ki, vâlidem etsin îmân.
Ben buna çok
sevinip, ayrıldım o Resûlden.
Büyük bir
ümit ile anneme gittim hemen.
Yanına varmak
için sabırsızlanıyordum.
"Îmâna
geldiğini görür müyüm?" diyordum.
Bunları
düşünerek eve vardım böylece.
Kapıyı
çaldımsa da, açılmadı hemence.
Gâyet
sabırsızlanıp, kapıyı tekrar çaldım.
Yine
açılmayınca, bir hayli meraklandım.
Ben böyle
bekliyorken, kapıya geldi annem.
"Şehâdet"
söylüyordu açarken kapıyı hem.
Dedi ki:
(Biraz önce, otururken şurada,
Kalbim birden
değişip, yumuşadı o anda.
Yâni "İslâm"a
karşı, bende bir meyil oldu.
Kalbim,
Resûlullahın muhabbetiyle doldu.
İçimde abdest
alma ihtiyâcını duydum.
Sen kapıya
vururken, ben abdest alıyordum.)
Ben bunları
duyunca, ağladım sevincimden.
Hemen
birbirimize sarıldık o sevinçten.
Resûlullaha
gittim daha sonra ben yalnız.
Dedim: (Elhamdülillah,
kabûl oldu duânız.)
Peygamber-i
zîşân da buna çok sevindiler.
(Sonsuz
şükürler olsun Rabbimize)
dediler.
|