ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

29 - SELMÂN-I FÂRİSÎ (Radıyallahü Anh)

ŞİMŞEKLER ÇAKMIŞTI

 

"Selmân-ı Fârisî" de, iyi hendek kazardı.

On kişinin işini, tek başına yapardı.

 

Lâkin o da rastladı gâyet "sert bir kaya"ya.

Öyle ki, imkân yoktu onu parçalamaya.

 

Berâ bin Âzib der ki: Toplandık o yere biz.

O kayayı kırmaktan, âciz kaldık hepimiz.

 

Mecbûren arz eyledik Resûl-i kibriyâya.

Allahın Sevgilisi teşrîf etti oraya.

 

Bir "balyoz" istiyerek, o hendeğe indiler.

Netîceyi, merakla bekliyorduk ki bizler,

 

İndirdi balyozunu o kayaya âniden.

O vuruşla, kayadan bir parça koptu birden.

 

Ve o zaman bir "şimşek" çaktı ki hem de yine,

Onun ışığı ile, aydınlandı Medîne.

 

Allahın Sevgilisi, kaldırıp balyozunu,

Yine, ikinci defâ kayaya vurdu onu.

 

Bir parça daha koptu o vuruşla kayadan.

Ve yine "şimşek" çaktı her yeri aydınlatan.

 

Resûlullah, balyozu kaldırıp son bir defâ,

Vurunca, çok kuvvetli "şimşek" çaktı bir daha.

 

Şimşeğin ışığında, her yer aydınlanmıştı.

Ve kaya, bu vuruşla paramparça olmuştu.

 

"Selmân-i Fârisî"nin yardımıyla bu defâ,

Resûlullah, hendekten çıktılar dışarıya.

 

Her vuruşta bir şimşek çaktığını o zaman,

Her kişi görmüş idi sahâbe-i kirâmdan.

 

"Selmân-ı Fârisî" de görmüştü ki bu hâli,

Peygamber-i zîşâna arz etti şu suâli:

 

(Anam, babam ve canım fedâ olsunlar sana.

Neydi o ışıklar ki, yükseldi âsumâna?)

 

Resûlullah, eshâba dönüp suâl etti ki:

(Selmân'ın gördüğünü, siz de görünüz mü ki?)

 

Arz ettiler ki: (Evet, biz de gördük iyice.

Biz de tekbîr getirdik, siz tekbîr getirince.

 

Her bir vuruşunuzda, çok kuvvetli bir ışık,

Çıktı ki, böylesine hiç şâhit olmamıştık.)

 

Peygamber Efendimiz buyurdu ki o zaman:

(Sizin gördüğünüzü, ben de gördüm yâ Selmân!

 

Şöyle ki, ilk külüngü kayaya vurduğumda,

"Kisrâ"nın köşklerini gördüm aydınlığında.

 

İkinci vuruşumda çıkan ışıkta dahî,

Gördüm "Rum kayseri"nin kırmızı köşklerini.

 

Üçüncüde, "San'anın köşkleri"ni bittamâm,

Görünce, geldi bana Cibrîl aleyhisselâm.

 

Dedi: "Yâ Resûlallah, müjde vereyim size.

Gördüğünüz o yerler geçecek elinize."

 

Hazret-i Selmân der ki: (Ne dediyse o Server,

Ayniyle vukû bulup, bize geçti o yerler.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan