ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

28 - HÂLİD BİN VELÎD (Radıyallahü Anh)

BİR ŞİŞE ZEHİR

 

Peygamber Efendimiz, Aliyyül Mürtezâ'yı,

Yemen'e gönderdi ki, fetheylesin orayı.

 

"Hâlid bin Velîd"i de, bir bölük asker ile,

Gönderip, buyurdu ki: (Yardım eyle Alî'ye!)

 

"Hazret-i Hâlid"in de yardımı ile "Yemen",

Pes ederek, islâmı kabûl ettiler hemen.

 

Müseylemet-ül kezzâb çıkınca "Yemâme"de,

Onun ordusunu da dağıttı bir hamlede.

 

Yirmibin adamını öldürdü o hâinin.

İkibin şehîd düştü, askerinden Hâlid'in.

 

Oradan da "Hire"ye vardı aynı hız ile.

Kalenin etrâfını kuşattı askeriyle.

 

Hire'nin vâlisiyle, kale kumandanını,

Huzûruna çağırıp, verdi tâlîmâtını.

 

Dedi: (Size teklîfim iki şeydir, biliniz.

Ya gelin îmân edin, ya da cizye veriniz.

 

Yoksa bir ordu ile geldim ki bu yerlere,

Dövüşüp şehîd olmak, zevk verir bu erlere.)

 

Kumandanın elinde, gördü o an bir şişe.

Buyurdu ki: (Nedir o, yarıyor mu bir işe?)

 

Arz etti ki: (Ey Hâlid, şiddetli bir zehirdir.

Zerresi, bir insanı öldürmeye kâfîdir.

 

Arzumuz hilâfına, sürersen bir şart öne,

Bu şart ile dönemem milletimin önüne.

 

Buraya gelir iken, aldım bunu yanıma.

Gerekirse, içerek kıyacağım canıma.)

 

Aldı onun elinden o zehir şişesini.

"Besmele" söyliyerek içiverdi hepsini.

 

Onlar, şaşkın bir hâlde döndü kale içine.

Dediler: (Rastlamadık biz aslâ böylesine.

 

Öyle bir kumandandan aldık ki tâlîmâtı,

Bir şişe zehir bile öldürmüyor o zâtı.)

 

Sonra gelip dediler: (Biz cenge girmiyelim.

Ne kadar istiyorsan, size cizye verelim.)

 

Kabûl edip, oradan yürüdü "Şam" yönüne.

Fethetti çok kaleyi, ne çıktıysa önüne.

 

Lâkin papazlar ile, bir ordu topladılar.

"İkiyüzkırk bin" kişi, "Yermük"te toplandılar.

 

"Kırkaltı bin" kişiydi islâm mücâhidleri.

Dövüşüp, şehîdliğe can atardı her biri.

 

Eşine rastlanmıyan bir cenk oldu Yermük’te.

Kâfirler, öldürmekle bitmiyordu o günde.

 

Kâfir ölüleriyle doldu Yermük ovası.

Kan gövdeyi götürdü, yoktur mübâlağası.

 

"Üç bin" kadar müslümân asker de oldu şehîd.

Gâlip geldi sonunda, yine "Hâlid bin Velîd".

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan