ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

28 - HÂLİD BİN VELÎD (Radıyallahü Anh)

ÎMÂN ETMESİ

 

"Hâlid bin Velîd" der ki: (Velîd'den mektup aldım.

Okuyunca, sevinip bir hayli duygulandım.

 

Artık yegâne arzum, o Server'e gitmekti.

Huzûrunda diz çöküp, Ona îmân etmekti.

 

Düştüm bu iştiyâkla Medîne yollarına.

Uğradım "Osmân ibni Talha"nın da yanına.

 

O da, îmân etmeyi çok istiyormuş meğer.

İkimiz, seher vakti yola çıktık berâber.

 

Az sonra karşılaştık hem de "Amr bin Âs" ile.

O da, aynı maksatla gidiyormuş Resûle.

 

Yolda ilerledikçe, bu arzum fazlalaştı.

Medîneye varınca, had safhaya ulaştı.

 

Sevinç ve heyecânla girince yanlarına,

O, güler yüzü ile bir nazar etti bana.

 

Dedim: (Yâ Resûlallah, ederim ki şehâdet,

Allah birdir, sen dahî Peygamberisin elbet.)

 

Buyurdu ki: (Rabbime olsun ki hamd ve senâ,

Bu seâdet yolunu gösteren O'dur sana.)

 

Dedim: (Yâ Resûlallah, duâ buyurunuz da,

Affetsin Hak teâlâ beni huzûrunuzda.)

 

Buyurdu: (Öyle üstün dindir ki islâmiyyet,

Önceki günâhları tamâmen siler elbet.)

 

Osmân bin Talha ile, Amr bin Âs da, aynı gün,

Îmânla şereflendi huzûrunda Resûl'ün.

 

Bu üç nâmlı pehlivân, Resûl'ün huzûrunda,

Sahâbe-i güzînden oldular en sonunda.

 

Buna, sahâbîler çok memnun olmuşlardı.

Ve bunu, "Tekbîr"lerle açığa vurmuşlardı.

 

Bâdemâ bu yiğitler, din ve Allah yolunda,

Gayret edeceklerdi Resûlullah uğrunda.

 

Yine Mûte cenginde, "Abdullah bin Revâha",

Şehîd olup, kavuştu Allahü teâlâya.

 

O dahî ayrılınca bu dünyâ âleminden,

Koşup Sâbit bin Ekrem, sancağı kaptı hemen.

 

Ve Hâlid bin Velîd'e götürüp verdi derhâl.

Dedi ki: (Emîrliye sen lâyıksın, bunu al!)

 

Almak istemeyince, arz etti ki: (Ey Hâlid!

Çabuk al ki sancağı, çok dardır zîrâ vakit.

 

Sen, harbin usûlünü bizden iyi bilirsin.

Senin emîr olmandır arzusu hepimizin.)

 

Sonra, sahâbîlere dönerek sordu hattâ:

(Sizin fikirleriniz ne yoldadır bu bâbta?)

 

Bilcümle mücâhidler, arz ettiler ki o an:

(Hâlid bin Velîd olsun başımıza kumandân.)

 

Bu durum karşısında, islâmın bayrağını,

Büyük bir hürmet ile aldı ve öptü onu.

 

Ve atına atlayıp, hücûm etti küffâra.

Yeniden kuvvet geldi cümle müslümânlara.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan