|
27 - HAMZA BİN
ABDÜLMUTTALİP
(Radıyallahü Anh)
KÜFÜR ORDUSU HAZIR
"Bedr"in
intikâmını almak için, kâfirler,
Derhâl "Üçbin"
kişilik ordu tertiplediler.
"Cübeyr ibni
Mut'im"in bir kölesi de hattâ,
Vardı ki, pek
mâhirdi ok ve mızrak atmakta.
Her attığını
vuran nişâncıydı bu kişi.
Yakardı "Cübeyr"i
de bu intikâm ateşi.
Amcasını
"Bedir"de öldürdüğünden sebep,
"Hazret-i
Hamza" için intikâm beslerdi hep.
Bu, kölesi
"Vahşî"ye dedi ki o gün bizzât:
(Hamza'yı
öldürürsen, ederim seni âzâd.)
Yine Ebû
Süfyân'ın hanımı "Hind" de aynen,
Ateş
püskürüyordu Hamza'ya bir sebepten.
Zîrâ onun
babası "Utbe" nâm kâfiri de,
Yine "Hazret-i
Hamza" öldürmüştü Bedirde.
"Hind",
görünce "Vahşî"nin atıcı olduğunu,
Dünyâlık
vâdederek, yanına çekti onu.
Dedi ki: (Sen
Hamza'yı öldürür isen eğer,
Vereceğim
sana çok altın ve mücevherler.)
Velhâsıl
hazırlıklar tamâmlandı Mekke'de.
Büyük Kureyş
ordusu, başladı harekete.
Lâkin "Hazret-i
Abbâs", çıkmadan ordu daha,
Kureyşin
ahvâlini yazdı Resûlullaha.
Dedi: (Üç bin
kişilik bir ordu topladılar.
Üçbin
develeriyle, ikiyüz atları var.
Bunların
yediyüzü, zırhlıdır tamâmiyle.
Yanıyorlar
Bedir'in intikâm ateşiyle.
Hepsi silâhlı
olup, kadınlarla berâber,
Şu anda
toparlanıp, tam gelmek üzereler.)
Böyle bir
mektup yazıp, güvendiği birine,
Verip,
gönderdi hemen, Allahın Habîbine.
Peygamber
Efendimiz, haberi aldığında,
Savaş
hazırlığına başladılar ânında.
Baskın
tehlikesine karşı, birer ikişer,
Medîne
çevresine diktirdi nöbetçiler.
Eshâb,
evdekilerle derhâl vedâlaşarak,
Resûl'ün
etrâfında toplandılar koşarak.
Peygamber
Efendimiz, o Cumâ namâzını,
Kıldırıp,
eshâbına yaptı nasîhatını.
Buyurdu: (Ey
eshâbım, Allah için, ihlâsla,
Cihâttan daha
üstün bir amel yoktur aslâ.
Her kim, fî
sebîlillah çarpışıp ölse eğer,
En yüksek
mertebeye yükselir o kimseler.
Kavuşup o
kişiler şehîdlik rütbesine,
Ererler
ebediyyen Cennet nîmetlerine.
Savaşta her
zorluk ve güçlüğe katlanarak,
Çarpışana,
Rabbimiz yardım eder muhakkak.
Düşmanla
savaşmakta, niyetimiz bir tekir.
O da, Hak
teâlânın ismini yüceltmektir.)
|