ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

27 - HAMZA BİN ABDÜLMUTTALİP      (Radıyallahü Anh)   

İNTİKÂMINI ALDIM

 

O kâfirler, Resûl'e yapınca böyle ezâ,

Zevcesi kanalıyla duydu "hazret-i Hamza".

 

Pür hiddet kâfirlerin yanına geldi hemen.

Kılıcı omuzunda, yayı elindeydi hem.

 

Kâfirler, gördü onun silâhlı geldiğini.

Korku sardı bir anda hepsinin kalplerini.

 

Ebû Cehil, herkesten önce verdi beyânât.

Dedi ki: (Ben eyledim, kimsede yok kabâhat.)

 

Haykırdı ki: (Ey zâlim, ne idi ki sebebi,

O şerefli kimseye yaptın bu eziyeti.

 

Yeğenim olduğunu bilmez misin ey alçak!

Kendisine güvenen dokunur Ona ancak.)

 

Elindeki o yayla vurarak sonra birden,

Mel’ûnun kafasını yardı birkaç yerinden.

 

Saldıracak idi ki Hamza’ya diğerleri,

Mâni oldu hemence, "Ebû Cehil" kâfiri.

 

Dedi: (Dokunmayınız, Hamza bunda haklıdır.

Bizim dün yaptığımız, apaçık haksızlıktır.)

 

“Hazret-i Hamza”nın da müslümân olmasından,

Korkup, o kâfirlere böyle dedi o zaman.

 

Geldi "Hazret-i Hamza" oradan ayrılarak,

Allahın Resûlü'nü Kâbede buldu ancak.

 

Dedi ki: (Ey yeğenim, aldım intikâmını.

Vurup, yere akıttım Ebû cehlin kanını.

 

Üzülme, müsterîh ol, bundan sonra o alçak,

Her zaman karşısında, artık beni bulacak.)

 

Buyurdu ki: (Ey amcam, sen îmân etmeyince,

Ben müsterîh olamam, mühim olan bu bence.)

 

Dedi ki: (Peki oğul, ne istersen yapayım.

Yeter ki, seni bugün biraz râhatlatayım.)

 

Buyurdu: (Sen kalırsan eğer küfür içinde,

Yârın yanar vücûdun Cehennem ateşinde.

 

Beni sevindirmeyi istiyorsan sen şâyet,

Peygamber olduğuma etmelisin şehâdet.)

 

Ve hemen kendisine, son gelen âyetlerden,

Bir miktar okudu ki, şöyle idi meâlen:

 

(Yerlerde ve göklerde ve bunlar arasında,

Ne varsa, hepsi O'nun mülküdür esâsında.)

 

Dedi ki: (Ey yeğenim, bizim, binbeşyüz kadar,

El ile yaptığımız bir sürü putumuz var.

 

Hiçbirisi, bir karış yere mâlik değildir.

Sen dersin ki, yer ve gök cümlesi Rabbimindir.)

 

Ve hemen oracıkta getirip "Şehâdet"i,

Kazandı böylelikle ebedî seâdeti.

 

Dedi: (kat’î olarak inandım ki ben şuna,

Secde lâyık değildir o Rab'dan başkasına.

 

İnandım ki, sen dahî O'nun Peygamberisin.

Bizleri, bâtıl yoldan Hakk'a dâvet edersin.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan