ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

26 - ENES BİN MÂLİK (Radıyallahü Anh)

BİR AVUÇ ALTIN

 

Enes bin Mâlik” der ki: Resûl aleyhisselâm,

Medîne’ye gelince, yaşım "Sekiz" idi tam.

 

Vâlidem "Ümmü Süleym", birgün biraz "Un" bulmuş.

Komşudan da "Süt" alıp, ikisini yuğurmuş.

 

Pişirip, sonra bana dedi ki: (Git hemence,

Babanı çağır gelsin, yiyelim berâberce.)

 

“Peki” deyip, mescide koşuverdim ânında.

Baktım, babam oturmuş Resûl'ün tam yanında.

 

Ben, Peygamberimizi görür görmez, ansızın,

Doğruca Ona vardım elimde olmaksızın.

 

Dedim: (Yâ Resûlallah, yemek yaptı vâlidem.

Sizi, yemek yemeye çağırıyor şimdi hem.)

 

O Server seslendi ki cümle cemâatine:

(Kalkın, Ümmü Süleym’in gidelim dâvetine!)

 

Derhâl Resûlullahla birlikte o topluluk,

Yürüyüp, bizim eve az sonra vâsıl olduk.

 

Resûlullah sordu ki hem babama bakarak:

(Neler hazırladınız bize yemek olarak?)

 

Babam arz eyledi ki: (Bilmiyorum vallahi.

Dünden beri hiçbir şey yemedim kendim dahî.)

 

Peygamber Efendimiz buyurdu: (İyi ama,

Zevcen çağırmadı mı şimdi bizi taâma?)

 

Babam içeri geçip, sordu bunu annemden.

Gelip, Resûlullaha arz etti şöyle hemen:

 

(Hanımımın eline, biraz un geçivermiş.

Biraz da süt bularak, hamur edip pişirmiş.)

 

Babam böyle deyince, o zaman Efendimiz,

Buyurdu: (O yemeği yanıma getiriniz.)

 

Getirdik, ellerini koydu kabın üstüne.

Sonra, bereket için bir duâ etti yine.

 

Tam “Yetmiş kişi” idi, hepsi yiyip doydular.

Yemekte bir azalma olmadı zerre kadar.

 

Yine Peygamberimiz, sahâbe-i kirâmdan,

“Enes bin Mâlik” için duâ etti bir zaman.

 

Buyurdu ki: (Yâ Rabbî, çoğalt bunun malını.

Ömrünü uzun edip, affet günâhlarını.)

 

Bu duâ sebebiyle, "Enes" hazretlerinin,

Çoğaldı malı mülkü ve gâyet oldu zengin.

 

Ağaçları, bağları, meyve verdi her sene.

Çok çocuk ihsân etti Rabbimiz kendisine.

 

Ömrünün sonlarında, “Yüz” oldu yaşı dahî.

Rabbine yalvararak, dedi ki: (Yâ ilâhî!

 

Habîbinin, hakkımda ettiği üç duâdan,

İkisi kabûl oldu, hamdolsun sana her an.

 

Geriye üçüncüsü, son duâ kaldı ancak.

Yâni günâhlarımın affı nasıl olacak?)

 

O esnâda, gâibden duyuldu şöyle bir ses:

(Onu da kabûl ettik, sen üzülme yâ Enes!)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan