ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

26 - ENES BİN MÂLİK (Radıyallahü Anh)

HERKESE AYNI MUÂMELE

 

"Enes bin Mâlik" der ki: (Ol Hüdânın Habîbi,

Yoktu güzel ahlâkta bir kimse, Onun gibi.

 

"Alçak gönüllü", yâni mütevâzı idi pek.

Kendi hizmetçisiyle oturup yerdi yemek.

 

Pazardan öte beri alarak kendi yine,

Torba içine koyup, götürürdü evine.

 

Her kimle karşılaşsa Resûl aleyhisselâm,

Ondan önce davranıp, verirdi kendi selâm.

 

Hayvanına ot verir, bağlardı devesini.

Koyununu sağar ve süpürürdü evini.

 

Kölenin efendiyle, beyazın da siyahla,

Resûlullah indinde bir farkı yoktu aslâ.

 

Her kim olursa olsun, yemeye etse dâvet,

Ayırım yapmaksızın, ederdi hep icâbet.

 

Severdi her insana iyilik eylemeyi.

Herkes ile, her zaman geçinirdi hep iyi.

 

Hep "Güler yüzlü" idi Resûl aleyhisselâm.

Ve lâkin hiç gülmezdi söylerken kendi kelâm.

 

Dâimâ "Üzüntülü" görünse de o Server,

Ve lâkin çatık kaşlı değildi hiçbir sefer.

 

Gâyet "Heybetli" idi yine Fahr-i kâinât.

Korku hâsıl etse de, kaba değildi fakat.

 

Yine O, "Cömert" olup, yapıyordu çok ihsân.

Ama isrâf edici değildi hiçbir zaman.

 

Dâim mübârek başı, önüne eğikti az.

Lâkin ihtiyâcını kimseye etmezdi arz.)

 

"Enes bin Mâlik" der ki: (Bir defâ “Üf” demedi.

Bunun niçin yapmadın?” diye hitâb etmedi.

 

En güzel huylusuydu insanların O zîrâ.

Beni, bir gün bir yere göndermişti bir ara.

 

Vallahi gitmem!” dedim, gidecektim velâkin.

Dışarı çıktım hemen, emrini yapmak için.

 

Çocuklar, o sokakta oynuyordu o zaman.

Yanlarından geçerken, arkama baktım bir an.

 

Gördüm ki, Resûlullah arkadan geliyordu.

Ve hattâ bana bakıp, tebessüm ediyordu.

 

Seslendi ki: “Yâ Enes, hemen gidiyor musun?”

Dedim: “Evet, yoluna şu canım fedâ olsun!”)

 

Ebû Hüreyre der ki: (Bir harpte, kâfirlere,

Bedduâ etmesini söyledik o Server’e.

 

Cevâben buyurdu ki o Hâtem-ül Enbiyâ:

(Ben, lânet etmek için gelmedim bu dünyâya.

 

Bilâkis insanların, hem dünyâ, hem âhiret,

Seâdetleri için gönderildim ben elbet.)

 

Nitekim buyurur ki kitâbında Rabbimiz:

(Seni, rahmet olarak gönderdik âleme biz.)

 

Yer ve gök, Arş ve Kürsî, kâinâtın cümlesi,

Hep Onun şerefine yaratılmıştır hepsi.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan