ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

25 - EBÛ EYYÛB-İ ENSÂRÎ (Radıyallahü Anh)

SİZ YUKARI BUYURUN

 

O Server, Medîneye teşrîf ettiklerinde,

Kaldılar “Hâlid bin Zeyd Ensârî”nin evinde.

 

Eve teşrîf edince o Hüdânın Habîbi,

Bir neş'eye gark oldu bu tâlihli sahâbî.

 

Artık o, geceleri kılıcını alarak,

Muhâfızlık yapardı, etrâfı kollıyarak.

 

İki katlı bir evdi onların hâneleri.

“Alt kat”ı tercîh etti Allahın Peygamberi.

 

Lâkin "Hazret-i Hâlid" değildi hiç müsterîh.

Ki, “Niçin Resûlullah alt katı etti tercîh?”

 

En son dayanamayıp, geldi huzûrlarına.

Dedi ki: (Anam babam fedâ olsun yoluna.

 

Sizin aşağı katta ikâmet etmenize,

Gönlümüz râzı değil, ağır gelir bu bize.

 

Ne olur, bir üst kata siz teşrîf buyurunuz.

Biz aşağı inelim, böyle râhat oluruz.)

 

Buyurdu ki: (Yâ Hâlid, bundan olma muzdarip.

Bizim altta olmamız, daha uygun, münâsip.

 

Zîrâ ziyâretçiler gelir beni görmeye.

Burası daha uygun, onlarla görüşmeye.)

 

Hazret-i Hâlid der ki: (Peygamber Efendimiz,

Böyle arzu edince, râzı olduk buna biz.

 

Üst katta, yürürdük ki gâyet yavaş olarak,

Bu yüzden dökülmesin aşağı toz ve toprak.

 

Ve yine Ebû Eyyûb anlatır ki: (Bir kere,

Yemek götürmüş idim hazret-i Peygambere.

 

İki kişilik” idi götürdüğüm o yemek.

Zîrâ "Resûlullah"la "Ebû Bekir" vardı tek.

 

Bana buyurdular ki: “Haber ver sahâbeye.

Ensârdan, otuz kişi gelsin yemek yemeye.”

 

Ben şöyle düşünerek, durakladım o ara:

“Getirdiğim bu yemek, yeter mi ki onlara?”

 

Düşüncemi anlayıp, buyurdu ki: “Yâ Hâlid!

Ensârdan otuz kişi dâvet eyle, haydi git.”

 

“Peki yâ Resûlallah!” diyerek o Server'e,

Gittim ve otuz kişi dâvet ettim yemeğe.

 

Onar onar oturup, bol bol yiyip doydular.

Yemekte bir azalma olmadı zerre kadar.

 

Sonra buyurdular ki: “Yâ Hâlid, git de yine,

Altmış kişi dâvet et yemek ziyâfetine.”

 

Çağırdım, hepsi gelip yediler o yemeği.

O altmış kişinin de doydular hepsi iyi.

 

Sonra, üçüncü defâ buyurdu ki o Server:

“Yâ Hâlid, doksan kişi dâvet eyle bu sefer.”

 

Dâvet ettim, geldiler, yediler o yemekten.

O doksan kişinin de doydular hepsi hemen.

 

Misâfirler gidince, yemeye ettim nazar.

Gördüm ki, bir azalma olmamış zerre kadar.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan