ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

25 - EBÛ EYYÛB-İ ENSÂRÎ (Radıyallahü Anh)

GELİYORLAR! GELİYORLAR!

 

Allahın Sevgilisi, düşmanların şerrinden,

Hicret maksadı ile çıktı Mekke şehrinden.

 

Medîneli mü’minler, duyunca bu haberi,

Sevinçle beklediler "Sevgili Peygamber"i.

 

Zîrâ ziyâdesiyle özlemişlerdi Onu.

Büyük bir heyecânla beklediler yolunu.

 

Gözcüler koydular ki geleceği yollara,

Teşrîfini, ânında haber versin onlara.

 

Büyük sabırsızlıkla beklerken böyle onlar,

Âniden “Geliyorlaaar!” diye bir ses duydular.

 

O noktaya, dikkatle baktığında her biri,

Gördüler "Sıddîk" ile "hazret-i Peygamber"i.

 

Resûlullah göründü, işte geliyor!” diye,

Büyük müjde, bir anda yayıldı Medîneye.

 

Dediler: (Müjde, müjde, Resûlullah geliyor.

Sevinin ey insanlar, Habîbullah geliyor.

 

İşte, teşrîf ediyor sebeb-i necâtımız.

Sevinin, bayram yapın, geliyor baş tâcımız.)

 

Kadın erkek, yaşlı genç, sevindiler, coştular.

Karşılamak üzere Ona doğru koştular.

 

O gün “Tekbîr” sesleri çıkıyordu göklere.

Ve sevinç gözyaşları akıyordu yerlere.

 

Benzeri görülmemiş “Bayram” yaşanıyordu.

Herkes, hep bir ağızdan şunları söylüyordu:

 

Seniyyetül vedâ’dan, "Ay" doğdu üstümüze.

Bu, ne büyük bir devlet, hamd olsun Rabbimize.

 

Hoş geldin şehrimize ey Allahın Habîbi!

Bize, daha sevinçli gün olmaz bunun gibi.)

 

O anda müslümânlar, merak ederdi ki hep,

“Resûl, kimin evine teşrîf eder ki acep?”

 

Kusvâ”nın yularından tutarak birçokları,

Kendi hânelerine çağırırdı onları.

 

Resûlullah, bakarak onların ahvâline,

Buyurdu ki: (Deveyi koyun kendi hâline.

 

Açın onun yolunu, zîrâ devem memurdur.

Emrolunduğu yere gelince, kendi durur.)

 

Bıraktılar, hepsini bir merak sardı ancak.

Ki, “Deve, hangi evin kapısında duracak?”

 

Deve, "Ebû Eyyûb"un evi önüne kadar,

Yürüyüp, tam o eve gelince kıldı karar.

 

Hemen "Hâlid ibni Zeyd Ebû Eyyûb Ensârî",

Sevinç ve heyecânla koşuverdi ileri.

 

Allahın Resûlü'nün huzûruna gelerek,

Evini, eli ile Resûle göstererek,

 

Dedi ki: (İşte evim, işte şu da kapısı.

Buyur yâ Resûlallah, hazırdır her odası.)

 

Resûle mihmandârlık, ne seâdet, ne nîmet.

O gün "Ebâ Eyyûb"e nasîb oldu bu devlet.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan