ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

22 - DIHYE-İ KELBÎ (Radıyallahü Anh)

ÎMÂNDAN MAHRÛM OLDU

 

Herakliüs, “Hazret-i Dıhye”ye sonra hemen.

Dedi ki: (Peygamberdir seni bana gönderen.

 

Lâkin îmân edersem, öldürür Rumlar beni.

Şimdi ben bir kimseye göndereyim ki seni,

 

İsmi “Degâtır” olup, çok ilim sâhibidir.

Cümle hıristiyânlar, o âlime tâbidir.

 

O, senin dâvetinle olur ise müslümân,

Ben dahî îmânımı açıklarım o zaman.)

 

"Hazret-i Dıhye" dahî arayıp buldu onu.

Okudu kendisine Resûl'ün mektûbunu.

 

Degâtır”, o mektûbu dikkatle dinleyince,

Ona, bütün kalbiyle îmân etti hemence.

 

Dedi ki: (Ey kardeşim, o seni gönderen zât,

Allahın Resûlü'dür, inandım ben de bizzât.)

 

Siyah elbiseleri çıkarıp üzerinden,

Yerine, beyaz renkli elbise giydi hemen.

 

Daha sonra, eline asâsını alarak,

Yöneldi kiliseye, îmân etmiş olarak.

 

O an kalabalıktı kilise de bir hayli.

Onlara hitâb edip, dedi ki: (Ey ahâli!

 

Mühim bir haberim var, dinleyin beni lütfen.

Bir mektup geldi bize Muhammedül emîn’den.

 

Bizi dâvet ediyor Allahın birliğine.

Şahsen ben îmân ettim Onun nübüvvetine.)

 

O böyle söyleyince, bilcümle îsevîler,

Hücûm edip, döverek onu şehîd ettiler.

 

"Hazret-i Dıhye" dahî gördü bu olan şeyi.

Dönüp "Herakliüs"e nakletti hâdiseyi.

 

Herakliüs dedi ki: (Demedim mi ben sana,

Onları ben deseydim, uğrardım aynısına.)

 

Denedi kendi dahî bu işi en nihâyet.

Bilcümle âlimleri yanına etti dâvet.

 

Kapıları kapatıp, dedi ki âlimlere:

(Dinleyin, çok mühim bir haberim var sizlere.

 

Âhir zaman Nebîsi, Muhammedül emînden,

Bana bir mektup geldi, okuyordum teminden.

 

Bizi dâvet ediyor mektûbunda dînine.

Ben şahsen îmân ettim Onun nübüvvetine.)

 

Duyunca bu sözleri hıristiyânlar ondan,

Başlarını çevirip, ayrıldılar oradan.

 

Gördü ki katılmadı hiçbiri kendisine.

Onları, huzûruna çağırdı tekrar yine.

 

Dedi ki: (Ben sizleri imtihân etmiş idim.

Dinde sâbit misiniz, öğrenmek istemiştim.

 

Şu anda öğrendim ki, kuvvetliymiş dîniniz.

Çok teşekkür ederim, beni memnun ettiniz.)

 

Böylece mâruz kaldı sonsuz bir felâkete.

Tercîh etti dünyâyı, ebedî seâdete.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan