ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

22 - DIHYE-İ KELBÎ (Radıyallahü Anh)

HERAKLİYÜS’E MEKTUP

 

Peygamber Efendimiz, Hudeybiye'den sonra,

Mektuplar yazdırmıştı bâzı hükümdârlara.

 

Ve Rum imparatoru "Herakliyüs"e dahî,

Gönderdi eshâbından hem “Dıhye-i Kelbî"yi.

 

O ara "Herakliyüs" Kudüs’te bulunurdu.

"Dıhye" dahî arayıp, Kudüs'te onu buldu.

 

Yakın adamlarıyle bir temas kurdu önce.

Onlar onu dinleyip, dediler ki hemence:

 

(Görüşmek istiyorsan imparatorla eğer,

Huzûruna girince, eğilmen îcâb eder.

 

Yanına daha fazla yaklaştığında ise,

Derhâl yere kapanıp, varacaksın secdeye.

 

Ve yine imparator vermeden sana izin,

Tevessül etme zinhâr secdeden kalkmak için.)

 

"Dıhye-i Kelebi" için ağır geldi bu lâflar.

Dedi ki: (İmparator ne için böyle yapar?

 

Hâlbuki böyle değil bizim Peygamberimiz.

Allahtan başkasına, hiç secde etmeyiz biz.)

 

Adamlar dediler ki: (Secde etmezsen eğer,

O zaman huzûrundan kovar seni o Kayser.)

 

"Dıhye" hayret ederek, dedi ki en nihâyet:

(Bizim Peygamberimiz mütevâzıdır gâyet.

 

Önünde, başkasının değil ki secdesine,

Râzı olmaz kat'iyyen hafif eğilmesine.)

 

Adamlar hayret ile dinleyince Dıhye'yi,

Dediler ki: (Mâdem sen yapmıyorsun secdeyi,

 

O zaman, o mektûbu Kayser’e vermek için,

Daha başka bir yol var, hiç secde etmeksizin.

 

Sarayının önünde, onun bir yeri vardır.

Mektûbu oraya koy, çıkarken görüp alır.)

 

O da koydu o yere, Resûl'ün mektûbunu.

İmparator çıkarken, gördü ve aldı onu.

 

Tercüman, o mektûbu okudu hükümdâra.

Yazılmış: (Selâm olsun îmânı olanlara.

 

Ey Rumların büyüğü, islâmı kabûl et ki,

Elde etmiş olasın ebedî seâdeti.

 

Eğer kabûl etmezsen, ölünce bil ki yârın,

Sana olur vebâli bu hıristiyân halkın.)

 

Tercüman, o mektûbu ona okuduğu an,

Terler dökülüyordu hükümdârın alnından.

 

Üskufuna sordu ki: (Bu, nasıl bir haberdir?)

Dedi: (O, geleceği bilinen Peygamberdir.)

 

Sordu ki: (Ne yapmamı ediyorsun tavsiye?)

Dedi: (Ona tâbi ol, sana ne yazdı ise.)

 

Herakliüs dedi ki: (Tâbi olursam eğer,

Benim hükümdârlığım ve tahtım elden gider.

 

Evet, biliyorum ki, Peygamberdir O mutlak,

Lâkin îmân edersem, öldürür beni bu halk.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan