ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

21 - CÂFER-İ TAYYÂR (Radıyallahü Anh)

ONLAR ŞEHÎD OLDULAR

 

Mücâhidler "Mûte"de, savaş yaptıkları an,

Resûlullah, mescidde bulunurdu o zaman.

 

Huzûruna çağırdı cümle eshâbını da.

Lâkin çok üzüntülü hâli vardı o anda.

 

Eshâbtan bir tânesi, dedi: (Yâ Resûlallah!

Canımız, herşeyimiz fedâdır sana Vallah.

 

Üzgün görünürsünüz, acabâ sebep nedir?

Size bakıp, biz dahî oluruz müteessir.)

 

Peygamber-i zîşânın mübârek gözlerinden,

Gözyaşları akarak, buyurdu ki cevâben:

 

(Beni üzen, eshâbın şehîd olmalarıdır.

Zîrâ şu an Mûte’de, şiddetli bir harp vardır.)

 

O an harp meydanını, gözleriyle görerek,

Eshâbına, herşeyi anlattı şöyle tek tek.

 

(Ey eshâbım, önce “Zeyd” sancağı aldı ele.

Lâkin şehîd edildi düşman mızraklariyle.

 

Câfer bin ebî Tâlip” sancağı aldı ondan.

Düşman ordularına saldırdı hiç durmadan.

 

Çarpışıp şehîd oldu o dahî en nihâyet.

Ona da nasîb oldu bu devlet ve seâdet.

 

Yâkuttan iki kanat Rabbimiz verdi ona.

O, dilediği zaman uçmaktadır her yana.

 

Ondan sonra sancağı, “İbni Revâha” aldı.

Yalın kılıç düşmanın ortalarına daldı.

 

Çarpışıp şehîd oldu o da nihâyetinde.

Cennette oturuyor altın taht üzerinde.)

 

Mübârek gözlerinden yaşlar boşanıyordu.

Gözyaşları içinde sonra şöyle buyurdu:

 

(Abdullah bin Revâha, vaktâ ki oldu şehîd,

İslâmın sancağını aldı Hâlid bin Velîd.

 

Yâ Rabbî, Hâlid senin kılıcındır ki elbet,

Düşmanın karşısında, Hâlid’e sen yardım et.)

 

Resûlullah bunları, sahâbe-i güzîne,

Anlatıp, geldi sonra "Câfer"in hânesine.

 

Hanımı Esmâ Hâtun, o gün çocuklarını,

Yıkayıp, giydirmiş ve tarardı saçlarını.

 

Peygamber Efendimiz, şehîd olan Câfer’in,

Yetîm çocuklarını görmek istedi ilkin.

 

Buyurdu ki: (Ey Esmâ, Câfer’in çocukları,

Nerededir, sen şimdi bana getir onları.)

 

Getirince kokladı, öpüp bastı bağrına.

Mübârek gözyaşları aktı yanaklarına.

 

Esmâ Hâtun sordu ki: (Yâ Resûlallah, niçin,

Onlara, yetîm gibi muâmele edersin?

 

Yoksa beyim Câfer’e ve arkadaşlarına,

Bir hâl mi vukû buldu, söyleyin lütfen bana.)

 

O hâtuna cevâbı, şöyle oldu Resûl'ün:

(Evet, şehîd oldular yâ Esmâ onlar bugün.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan