ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

21 - CÂFER-İ TAYYÂR (Radıyallahü Anh)

BİZE İŞKENCE ETTİLER

 

"Amr bin Âs", Necâşî’ye arz etti ki: (Ey melik!

Onlar ve biz, bir dinde ve bir mezheb’te idik.

 

Lâkin terk eylediler dînimizi hep onlar.

Muhammed’in dînine gidip tâbi oldular.)

 

Melik dedi: (Ey Câfer, sizler, bulunduğunuz,

Dîni niçin terk edip, başkasına uydunuz?

 

Benim dînimde dahî olmadığınız belli.

Peki, bu dîninizin nedir aslı, temeli?)

 

Câfer bin ebî Tâlip, arz etti ki: (Ey melik!

Biz daha önceleri, câhil bir millet idik.

 

Puta tapar ve yerdik ölmüş hayvan etleri.

Ve işlerdik mâlesef türlü rezâletleri.

 

Kuvvetliler, dâimâ zayıfları ezerdik.

Merhamet nedir bilmez, güçsüze zulmederdik.

 

Akrabâlarımızla kesmiş idik ilgiyi.

Komşularımıza da davranmazdık pek iyi.

 

Allah, bize “Peygamber” gönderinceye kadar,

Bu kötü vaziyette kaldık hep aynı karar.

 

Bize “Resûl” gönderdi Hak teâlâ nihâyet.

Allahın birliğine, O etti bizi dâvet.

 

Dedi: “Babadan görme taptığınız putların,

Size, mahşer yerinde faydası olmaz yârın.

 

Onlara ibâdeti bırakın ki muhakkak,

Zîrâ onlar, değildir ibâdete müstehak.

 

Aslâ el uzatmayın yetîmlerin malına.

Ve iftirâ atmayın iffetli bir kadına.

 

Allahü teâlâya, koşmadan eş ve ortak,

Ona ibâdet yapın, hâlisâne olarak.”

 

Biz de, Ona kalp ile inandık, îmân ettik.

Her ne emretti ise, tam yerine getirdik.

 

Ve o Resûl, her neyi kıldıysa yasak, haram,

Îmân edip, hepsinden ictinâb eyledik tam.

 

Bu sebepten, kavmimiz bize düşman oldular.

Ve bizi, dînimizden dönmeye zorladılar.

 

Puta taptırmak için yaptılar çok eziyet.

Ve bize eylediler işkence, türlü mihnet.

 

Bizi sıkıştırdıkça sıkıştırdılar daha.

Aslâ göstermediler az bile müsâmaha.

 

Bizimle dînimizin arasına girdiler.

Ve bizi, dînimizden ayırmak istediler.

 

Biz dahî, bu sebeple yurdumuzu terk ettik.

O Resûl'ün izniyle, senin yanına geldik.

 

Ey melik, şimdi bizim şöyledir ki zannımız,

Sizin bu yurdunuzda bir zulme uğramayız.

 

Selâm verme işine gelince de, ey melik!

Resûl'ün selâmiyle biz sana selâm verdik.

 

Biz, birbirimize de veririz böyle selâm.

Bize böyle öğretti Resûl aleyhisselâm.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan