|
20 - EBÛ ZER-İ GIFÂRÎ
(Radıyallahü Anh)
PUTA TAPILIR MI?
"Ebû Zer-i
Gıfârî", vaktâ ki etti îmân,
İstedi ki,
kavuşsun bu devlete her insan.
O, müslümân
olmanın sevinciyle, bu kere,
Söyledi
îmânını Kâbede âşikâre.
Müşrikler
bunu duyup, üstüne saldırdılar.
Bayılıncaya
kadar, taş ve sopa vurdular.
Sonra
"hazret-i Abbâs" görüp bu olanları,
"Ebû Zer"i
kurtarıp, îkâz etti onları.
Dedi: (Öyle
bir yerde oturur ki bu adam,
Ticâret
kervanınız, önünden geçiyor tam.
Buna öyle
eziyet, işkence ederseniz,
Bir daha siz
oradan nasıl geçeceksiniz?)
Müşriklerin
elinden kurtulunca "Ebû Zer",
Resûl'ün
huzûruna geliverdi bu sefer.
Resûlullah
buyurdu: (Dön git memleketine.
O yörenin
halkını. çağır islâm dînine.)
Bu emir
üzerine, yurduna etti avdet.
İnsanları
toplayıp, islâma etti dâvet.
Dedi ki: (Hakîkî
din, islâmiyyettir ancak.
Ve bir tek
ilâh vardır ibâdet yapılacak.
O hakîkî ilâh
da, Allah'tır ki, O birdir.
Ve hazret-i
Muhammed, Onun Peygamberidir.)
Birçoğu, bu
sözlere edince hep îtirâz,
Kabîle
reîsleri dedi ki: (Susun biraz!)
Ebû Zer-i
Gıfârî şöyle dedi o zaman:
(Kardeşlerim,
vaktâ ki ben müslümân olmadan,
Bir gün, "Nuhem
putu"nun yanına gitmiş idim.
Önüne süt
koyarak, geriye çekilmiştim.
Biraz sonra
bir "Köpek", geldi onun önüne.
Sütü içip, o
putun pisledi üzerine.
Pis bir
köpeğin bile, böyle büyük hakâret,
Eylediği bir
puta edilir mi ibâdet?)
Herkes başını
eğmiş, öylece dinliyordu.
İçlerinden
birisi, kalktı ve şöyle sordu:
(Senin
bu bahsettiğin Peygamber neler diyor?
Onun
getirdiği din, neleri emrediyor?)
Dedi: (O
buyurur ki, hakîkî ilâh birdir.
O, herşeyin
sâhibi ve mutlak mâlikidir.
İyi, güzel
ahlâka çağırıyor herkesi.
İnsanları
huzûra erdirmektir gâyesi.
Diyor ki: "Hiç
kimseye yapmayın bir haksızlık.
Zîrâ fenâ
şeylerdir her türlü ahlâksızlık.
İçki, kumar,
zinâya yaklaşmayın ki zinhâr,
Çünkü
insanlar için, çok zararlıdır bunlar.”)
Bunları
söyleyince, insâf etti çoğu halk.
Reîsleri "Haffâf"
ve "Üneys" başta olarak,
Onun bu
sözlerini, tasdîk edip o zaman,
Çoğu, cân-ü
gönülden oldular hep müslümân.
|