|
16 - ÂMİR BİN FÜHEYRE
(Radıyallahü Anh)
KÜFFÂR PUSU KURMUŞTU
Küffârdan
“Ebû Berâ” adında bir münâfık,
Hazret-i
Peygambere gelerek bir aralık,
Dedi: (Kabîlemizden,
çoğu oldu müslümân.
Lâkin
islâmiyyeti bilmiyor kimse şu an.
Bize, din
bilgileri verecek muallimler,
Gelirse,
kabîlemiz islâmı öğrenirler.)
Bu talep
üzerine, eshâb geldi gayrete.
Çoğu tâlip
oldular, bu kıymetli hizmete.
Emirle "Yetmiş
kişi" hemen hazırlandılar.
Medîne'den
çıkarak, yola revân oldular.
“Âmir bin
Füheyre” de onlarla berâberdi.
Hiçbir şeyden
habersiz, ihlâsla giderlerdi.
Fakat pusu
kurmuştu kâfirler bir alanda.
Kâfile tam bu
yere geldikleri bir anda,
Onların
etrâfını âniden çevirdiler.
Biri hâriç,
hepsini kılıçtan geçirdiler.
“Âmir”
de şehîd oldu diğer mâsumlar gibi.
Lâkin o gün,
başka bir hâldeydi bu sahâbî.
Onu, "Cebbâr"
adında biriydi şehîd eden.
O da îmân
eyledi, gördüğü tek bir şeyden.
Şöyle ki,
mızrağını saplayınca “Âmir”e,
Ucu göğsünden
çıkıp, hemence düştü yere.
Göğsü ile
sırtından kanlar fışkırıyordu.
Lâkin o, (Ben
kazandım! Ben kazandım!) diyordu.
Herhangi
insan kanı değildi hem de o kan.
Bir "Şehid
sahâbî"nin kanı idi o akan.
Onun
şehâdetine sebep olan o kişi,
Pişmân olmuş
derdi ki: (Niçin yaptım bu işi?)
O ara, bir
şey oldu gözlerinin önünde.
Böyle garip
hâdise görmemişti ömründe.
Acabâ bu
gördüğü hayâl mi, rüyâ mıydı?
Onun bu
gördüğünü, başka gören var mıydı?
Evet, yanlış
değildi, hakîkatti bu olan.
Ceset, semâya
doğru yükseliyordu o an.
Gördü
diğerleri de onun bu gördüğünü.
Melekler, o
cesedi yükseltmişti o günü.
Arayıp
görmeyince, düşündü ki bu sefer:
“Onu,
başka bir yere defnetmiştir melekler.”
Bunu dahî
görünce, değişti hâli birden.
Tereddütler
içinde düşündü ki derinden:
“Şehîd olup
düşerken, "Kazandım!" demişti o.
Acabâ bunu
derken, neyi kastetmişti o?”
O böyle
düşünürken, bir ses geldi gâibden.
Diyordu: (O,
Cenneti kazandı ebediyyen.)
O, görüp
işiterek bütün bu olanları,
Birden doldu
kalbine hidâyetin nûrları.
"Bu kadar
ibret yeter" deyip kendi kendine,
“Şehâdet”i
getirip, girdi islâm dînine.
|