|
15 - AMMÂR BİN YÂSİR
(Radıyallahü Anh)
İLK ŞEHÎD
"Ammâr bin
Yâsir" der ki: Bir gün îmân etmeden,
Allah'ın
Resûlü'ne gitmek geldi içimden.
O gün, “Resûlullah'ı
bir göreyim” diyordum.
Huzûrunda
müslümân olmayı istiyordum.
Gittiğimde "Süheyb"e
rastladım oralarda.
Beni görüp
sordu ki: (Ne yaparsın burada?)
Gâyemi
söyleyince, o dedi ki: (Vallahi,
Aynen bu
maksat ile gelmiş idim ben dahî.)
İkimiz
berâberce girdik huzûrlarına.
Îmân edip,
katıldık mü'minlerin safına.
Müşrikler
haber aldı “Ammâr” îmân edince.
Çok ağır
işkenceler yaptılar ona nice.
Derlerdi ki:
(Allah'ı inkâr et, dön dîninden.
Yalnız Lât ve
Uzzâ'ya tap, kurtul elimizden.)
O da, her
defâsında onları ederdi red.
Derdi ki:
(Rabbim Allah, peygamberim Muhammed.)
Müşrikler, bu
cevâba sinirlenerek yine,
Ağır taş
koyarlardı göğsünün üzerine.
Bâzan kuyu
içine, insâfsızca atarak,
Öldürmek
isterlerdi onu suda boğarak.
Bir gün
Resûlullah'ın gelerek huzûruna,
(Tâkatımız
kalmadı) diye arz etti Ona.
Resûlullah
üzülüp, buyurdu: (Sabrediniz!)
Sonra iki
elini açıp Peygamberimiz,
Buyurdu ki: (Yâ
Rabbî, Ammâr âilesinden,
Cehennem
azâbını tattırma birine sen.)
Vâlidesi "Sümeyye",
sonra babası "Yâser",
Ve kardeşi “Abdullah”
hepsi îmân ettiler.
Müşrikler
nasıl cefâ yaparlarsa “Ammâr”a,
Daha
ziyâdesini yaparlardı bunlara.
Bunlara da (İslâmı
inkâr edin!) derlerdi.
Onlar, her
defâsında bunu reddederlerdi.
Derlerdi:
(Derimizi yüzseniz de bizim siz,
Yine de bu
husûsta dinlemeyiz sizi biz.
Ve hattâ
dilim dilim bizi doğrasanız da,
Yine
göremezsiniz bizi siz aranızda.)
Yine bir gün
kâfirler, Yâser âilesine,
Dayanılmaz
cefâlar edip o gün hepsine,
Hazret-i “Yâser”
ile oğlu “Abdullah”ı hem,
Okla şehîd
ederek verdiler büyük elem.
“Ebû Cehil”
alçağı, "Sümeyye Hâtun"un da,
İple
ayaklarını bağlayıp en sonunda,
İplerin
uçlarını, iki ayrı deveye,
Bağlatıp,
sürdü sonra, ters istikâmetlere.
Bu korkunç
işkenceyle, vücûdu parçalanan,
“Sümeyye”
hazretleri, "İlk şehîd" oldu o an.
Bunu,
Resûlullah ve eshâbı öğrenince,
Daha
sıklaştırdılar saflarını iyice.
|