ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - BİLÂL-İ HABEŞÎ (Radıyallahü Anh)

İLK EZÂN

 

Mü'minleri câmi'e, namâza dâvet için,

Belirli bir usûl ve işâret yoktu ilkin.

 

"Essalâtü Câmi'a!" yalnız deniliyordu.

Bunu duyan mü'minler, namâza geliyordu.

 

Peygamber Efendimiz, eshâbıyla bu kere,

Bu husûsu görüşüp, eyledi istişâre.

 

Kimisi "Çan çalalım" dedi ise de, fakat,

Kabûl buyurmadılar bunu Fahr-i kâinât.

 

Buyurdu: (Hıristiyan âdetidir bu yalnız.

Hiç münâsib değildir onlar gibi yapmamız.)

 

Kimi "Boru çalalım" diye teklîf ettiler.

Buyurdu ki: (Onu da, çalıyor yehûdîler.)

 

Kimi "Ateş yakmayı" Resûl'e teklîf etti.

Buyurdu ki: (Ateş de, mecûsîler âdeti.)

 

Bir kaçına, rüyâda öğretildi bu "Ezân".

Arz ettiler, beğenip kabûl etti o zaman.

 

Bilâl-i Habeşî”yi çağırıp huzûruna,

Ezân okumasını, vazîfe verdi ona.

 

Var idi ki çok gür ve pek tesirli bir sesi,

Ezâna başlayınca, ağlatırdı herkesi.

 

Resûlullah mescitte, eşine rastlanmıyan,

Sohbet buyururlardı eshâba çoğu zaman.

 

Rabbinin bahşettiği feyz-ü bereketleri,

Eshâbının kalbine akıtırdı ekserî.

 

Bu “Sohbet” şerefine nâil olunca onlar,

Yüksek derecelere, bir anda kavuştular.

 

Sohbet bereketiyle, cümle eshâbı güzîn,

Canlarını verdiler, Resûl-i zîşân için.

 

Öyle çok sevdiler ki hem de birbirlerini,

Canından fazla sevdi birisi diğerini.

 

Öyle olmuşlardı ki onlar bu muhabbette,

Methetti Hak teâlâ onları çok âyette.

 

Resûl’ün huzûrunda, dikkat ederlerdi hep.

Hiç hareket etmeden, dururlardı pür edeb.

 

Kuşlar, “Ağaç” zannedip, konardı üstlerine.

Onlarda kımıldama olmazdı aslâ yine.

 

Peygamberlerden sonra, böylece hepsi onlar,

Mahlûkâtın efdali, en üstünü oldular.

 

Hepsinin derecesi, oldu yüksek ve âlâ.

Meth-ü senâ eyledi onları Hak teâlâ.

 

Meâlen buyurdu ki: (İlk îmân edenlerden,

Muhâcir ve ensâr'ın önce gelenlerinden,

 

Ve bu yoldakilerden râzıdır cenâb-ı Hak.

Onlar dahî Allah'tan râzıdırlar muhakkak.

 

Cennetler hazırladı Allah bu kimselere.

Yârın huzûr içinde, girerler bu yerlere.

 

Bu Cennetler altından, nehirler akmaktadır.

Bunlar. o Cennetlerde sonsuz kalacaklardır.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan