ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

05 - ZÜBEYR BİN AVVÂM (Radıyallahü Anh)

UZUN BOYLU BİR YİĞİT

 

Uhud”da, gönülleri îmânla dolu olan,

Bu yolda şehîd olmak arzusu ile yanan,

 

Mü'minler, yerlerinde hiç duramıyorlardı.

Hücûma geçmek için emir bekliyorlardı.

 

İyice yaklaşmıştı ordular birbirine.

Ve herkeste heyecân, varmıştı son haddine.

 

Bir tarafta, Allah'ın dînini yaymak için,

Ve bu yola baş koymuş bir avuç mücâhidîn.

 

Öbür yanda, islâmı yok etmek arzulayan,

Kâfir gürûhu vardı, îmândan mahrûm olan.

 

Yok idi mü'minlerde fazla silâh, teçhîzât.

Çoğunda bulunmazdı ne bir zırh, ne de bir at.

 

Üstlerinde bir gömlek, bir kılıç ellerinde.

Ama "Îmân" ve "İhlâs" vardı gönüllerinde.

 

Kâfir ordusu ise, mü'minlerin dört katı,

Olup, her birisinin vardı zırhı ve atı.

 

Ama mahrûm idiler o "îmân"dan mâlesef.

Bu yüzden savaşlarda, oldular bir bir telef.

 

Ordular birbirine yaklaşmıştı ki, birden,

Develi biri çıkıp yürüdü müşriklerden.

 

Vücûdu, tamâmiyle zırhla örtülüydü hep,

Seslenip, karşısına bir yiğit etti talep.

 

Dedi ki: (Kendisine güvenen varsa eğer,

Benimle çarpışmaya, karşıma çıksın o er!)

 

Devenin üzerinde, dönüp dört bir tarafa,

O gün bu talebini tekrar etti üç defâ.

 

O böyle seslenince, mü'minlerin safından,

Uzun boylu bir yiğit, ileri çıktı o an.

 

"Zübeyr bin Avvâm" idi bu mübârek sahâbî.

Kâfirin üzerine yürüdü aslan gibi.

 

Kâfir, develi olup, zırhlı idi ayrıca.

Onunsa, kılıç vardı bir elinde yalnızca.

 

Kâfirin karşısına, gitti yaya olarak.

Onu öldürmeliydi bir yolunu bularak.

 

Sıçrayıp çıktı hemen devesinin ardına.

Ve sımsıkı sarıldı ardından boğazına.

 

Çetin bir mücâdele başlamıştı o sâat.

Seslendi Resûlullah: (Onu tut, aşağı at!)

 

Resûl’ün emri ile, deveden attı onu.

Ve üstüne çökerek, kesiverdi boynunu.

 

Eshâb bunu görünce, sevinip hamdettiler.

Ve “Tekbîr” sesleriyle gökleri inlettiler.

 

Yine “Tebük” harbinde, tam “Otuzbin” mücâhid,

“Seniyyetül vedâ”dan yola çıktı o vakit,

 

Kumandân olarak da ordu başında bizzât,

O gün, bulunuyordu o Server-i kâinât.

 

İslâm sancaklarını, Resûlullah bu kere

Teslîm etti "Zübeyr"le, hazret-i “Ebû Bekr”e.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan