|
04 - ÂİŞE-İ SIDDÎKA
(Radıyallahü Anhâ)
MELEKLER
HAYÂ EDER
"Âişe-i
Sıddîka" hazretlerine bir gün,
İftirâ
etmişlerdi münâfıklar büsbütün.
Üzüldü
Resûlullah bu sözler sebebiyle.
İstişâre
eyledi bir kısım eshâbiyle.
“Hazret-i
Ömer”le de konuşarak Peygamber,
Sordu ki:
(Sen bu işe, ne diyorsun yâ Ömer?)
Dedi: (Yâ
Resûlallah, bunda bir hatâ vardır.
İnanmayın, bu
sözler büyük bir iftirâdır.
Böyle demek,
yakışmaz bir müslümân kişiye.
Elbette
îmânlı ve tertemizdir Âişe.)
Onun bu
sözlerine tam muvâfık olarak,
Bir âyet-i
kerîme gönderdi cenâb-ı Hak.
Hem de "Nûr
Sûresi"nin onaltıncı âyeti,
Gelip,
Resûlullah'a bildirdi hakîkati.
Ve şöyle
buyurdu ki bu âyette Rabbimiz:
(Onu
duyduğunuzda şöyle demeliydiniz:
"Bu
sözler, müslümâna yakışmayan lâflardır.
Hâşâ, böyle
söylemek, büyük bir iftirâdır.")
Resûl-i
müctebâya geldiğinde bu âyet,
Bir “İftirâ”
olduğu anlaşıldı nihâyet.
Resûlullah
buyurdu: (Ruhları, cenâb-ı Hak,
Cesetlerden,
bin sene önceden eyledi Halk.
Benim
nübüvvetime inanmaları için,
Emretti o
ruhlara, sonra Rabbil âlemîn.
İki ruh var
idi ki bu ruhlar arasından,
En önce bu
iki ruh, ettiler bana îmân.
Birisi,
erkeklerden rûhuydu "Ebû Bekr"in.
Öbürü,
kadınlardan rûhuydu "Âişe"nin.)
|