ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - ÂİŞE-İ SIDDÎKA (Radıyallahü Anhâ)

AY'DAN PARLAK GÖRÜNDÜ

 

Âişe-i Sıddîka” şöyle rivâyet eder:

Bir gece, benim ile otururdu o Server.

 

Başını, kucağıma koyuverdi bir ara.

Ben "Ay"a bakıyordum, O ise "Yıldızlar”a.

 

Resûl’ün nûr cemâli, “Dolunay”a nazaran,

Daha parlak ve nûrlu göründü bana o an.

 

Kendimi tutamayıp, bu hâle ağlamışım.

Ve damladı yüzüne, iki damla gözyaşım.

 

Buyurdu: (Yâ Âişe, ağlar mısın yoksa sen?

Niçin ağladığını beyân et bana hemen.)

 

Dedim: (Yâ Resûlallah, Ay’a baktım ve lâkin,

Ay’dan nûrlu göründü bana senin cemâlin.

 

Kıyâmette, yüzünü görmekten mahrûm olan,

Kimseleri düşünüp, ağladım ben bu zaman.)

 

Allah'ın Sevgilisi buyurdu ki: (Bu, gerçek.

Ve lâkin bu husûsta, ne var hayret edecek?

 

Zîrâ “Ay” ve “Güneş”in nûrunu da evvelâ,

Bil ki, benim nûrumdan yarattı Hak teâlâ.

 

Gördüğün bu yıldızlar, yer ve gök, bu kâinât,

Nûrumdan yaratıldı hattâ bütün mahlûkât.)

 

Ben suâl eyledim ki: (Yâ Resûl-i müctebâ!

Sen neden yıldızlara bakıyordun acabâ?)

 

Buyurdu: (Yâ Âişe, biri var ki eshâbtan,

Onun ibâdetleri, yükselir göke her an.

 

Hem de öyle çoktur ki o zâtın tâatları,

Yıldızlar adedince yükselir sevâpları.

 

Yıldızlara bakarak, bunu düşünüyordum.

"Sayılarını ancak Allah bilir" diyordum.)

 

Resûlullah o zâtı böyle çok methedince,

Ben, "Babam" olduğunu tahmîn ettim hemence.

 

Resûl-i kibriyâdan sordum ki: (Kimdir bu zât?)

(Ömer’dir) buyurunca, hayret ettim o sâat.

 

Sonra devâm ederek, buyurdu ki: (Ömer'in,

Kazandığı sevaplar bu kadar çoktur, lâkin,

 

Bir kıyâs edilirse babanın sevâbiyle,

Bir deryâya nazaran, değildir damla bile.)

 

Bir hadîs-i şerîfte buyurdu Resûlullah:

(Kendisinin nûrundan yarattı beni Allah.

 

Ve benim nûrumdan da, yarattı “Ebû Bekr”'i,

Onun dahî nûrundan, halk etti “Âişe”yi.

 

Mü'min kadınların da hepsini cenâb-ı Hak,

"Hazret-i Âişe"nin nûrundan eyledi halk.

 

Bunları sevenlerde olur ki hem de bir nûr,

Onlar, kabirlerinde karanlıktan kurtulur.

 

Bu nûrdan yaratılmaz bunları sevmiyende.

Onlar, hep karanlıkta kalırlar kabirlerde.)

 

Hazret-i Âişe”nin hürmetine ilâhî!

Onları sevenlerden eyle sen bizi dahî.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan