ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - ÂİŞE-İ SIDDÎKA (Radıyallahü Anhâ)

MÜNÂFIKLARIN İFTİRÂSI

 

Âişe-i Sıddîka” hazretleri der ki:

Resûlullah, bir harbe gitse idi eğer ki,

 

Hanımları içinden, kur'a çekip her sefer,

Kime çıksa, onu da götürürdü berâber.

 

Müreysâ” cenginde de, kur'a bana çıktı hem.

Bu yüzden beni aldı yanına Fahr-i âlem.

 

Bana bir çadır yapıp, deveye bindirdiler.

Allah'ın yardımıyle, gâlip geldi mü'minler.

 

Ordumuz toparlanıp, dönüyorduk geriye.

Beni de, çadır ile bindirdiler deveye.

 

Bir müddet yol gidince, mola verdik bir zaman.

Ben, bir ihtiyâç için uzaklaştım oradan.

 

Biraz sonra, dönünce ayrıldığım o yere,

Baktım, islâm askeri devâm etmiş sefere.

 

Beni çadırda sanıp, deveye yükletmişler.

Vaziyetten habersiz, yola devâm etmişler.

 

Düşündüm ki: “Farkedip, ararlar beni hemen”.

Bu yüzden başka yere ayrılmadım o yerden.

 

Lâkin beni arıyan olmadı o arada.

Ben böyle düşünürken, uyumuşum orada.

 

"Safvân" adlı bir kişi vardı ki sahâbeden,

Resûl’ün emri ile gelirdi hep geriden.

 

Biri kalır, veyâhut düşerse birşey yere,

Alıp ulaştırırdı onları o Server’e.

 

İşte bu “Safvân” adlı sahâbî, gerilerden,

Gelip beni görünce, hayrete düşmüş birden.

 

Ve şöyle bağırmış ki o gayri ihtiyârî:

(Eyvâh, biri uyuyup ordudan kalmış geri!)

 

Ben bu sesle uyanıp, yüzümü örttüm ondan.

O, deveyi çökertip, "Bin!" dedi tâ uzaktan.

 

Sonra gelip, devenin yularını tutarak,

Yürüdü ileriye, hiç geri bakmıyarak.

 

Yürüdük uzun zaman, ben devede, o yaya.

Sonra varıp yetiştik biraz sonra orduya.

 

Lâkin yolda gelirken, bir kısım münâfıklar,

Bizi görüp, çok iğrenç iftirâlar attılar.

 

Onların sözlerinden, üzülmüştüm be gâyet.

Böylece Medîne'ye vâsıl olduk nihâyet.

 

Ve lâkin gelir gelmez, bu üzüntü içinde,

Duydum ki, iftirâlar yayılmış halk içinde.

 

O günlerde bir kadın, bize gelip bir ara,

Dedi: (Senin hakkında yayıldı çok iftirâ.)

 

Ve hakkımda söylenen iftirâ sözlerini,

Söyleyince, o anda titreme aldı beni.

 

Üzüntü ve kederim ziyâde oldu hemen.

Zannettim ki ateş ve duman çıktı tepemden.

 

Hemen müsâdesini alarak o Resûl’ün,

Babam “Ebû Bekir”in evine geldim o gün.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan