ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - ÂİŞE-İ SIDDÎKA (Radıyallahü Anhâ)

EVET, O SENSİN

 

“Âişe-i Sıddîka” radıyallahü anhâ,

(Babamdan anlat!) dedi bir gün Resûlullah'a.

 

Buyurdu: (Yâ Âişe, Cibrîl aleyhisselâm,

Bir gün, benim yanıma geldi ve verdi selâm.

 

Dedi ki: "Hak teâlâ, ruhları halk edince,

Peygamberlerden sonra, Onu seçti ilk önce.

 

Toprağı Cennettendir, suyu âb-ı hayattan.

Onun için, Cennette köşk yarattı yâkuttan."

 

Ve yine Hak teâlâ, benim, onun hakkında,

Yaptığım her duâyı kabûl etti ânında.

 

Ve baban Ebû Bekir, komşumdur kabirde hem.

O olacak yerime, benden sonra halîfem.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Ey eshâbım, bir kimse,

Vardır ki, o ne vakit Cennete girer ise,

 

Köşklerdeki insanlar onu görüverirler.

Ve "Merhabâ" diyerek, Ona selâm verirler.)

 

Hazret-i Ebû Bekir suâl etti: (Onu biz,

Köşklerden, saraylardan görebilecek miyiz?)

 

Allah'ın Sevgilisi buyurdular ki: (Evet.

Onu herkes görecek, o kimse sensin elbet.)

 

Bir gün de Resûlullah, bir hutbe okuyordu.

Hazret-i “Ebû Bekr”e çok iltifât buyurdu.

 

Ve etrâfına bakıp, onu göremeyince,

Nerede olduğunu suâl etti hemence.

 

Öğrendi sahâbeden, dışarda olduğunu.

Hutbesine devâmla, methetti yine onu.

 

Buyurdu: (Ey eshâbım, Cibrîl aleyhisselâm,

Gelip, Onun hakkında eyledi şöyle kelâm.

 

Dedi: "Yâ Resûlallah, ümmeti eshâbından,

En üstün ve iyisi, Ebû Bekir'dir şu an.")

 

Yine bir hadîsinde buyurdu ki o Server:

(Mîrâca çıktığımda Cibrîl ile berâber,

 

Göklerde, şu yazıyı görürdüm hem de sık sık:

"Muhammed Resûlullah ve Ebû Bekr-i Sıddîk.")

 

“Abdullah bin Abbâs” da diyor ki: (O Resûl’ün,

Mübârek huzûrunda bulunuyorduk bir gün.

 

Hazret-i Ebû Bekr'in ismi geçti bir ara.

Resûl, şöyle buyurdu orada olanlara:

 

“Kim Ebû Bekir gibi olabilir gerçekten?

O beni tasdîk etti, herkes tekzîb ederken.

 

Ve halk benden kaçarken, kızını bana verdi.

Malını, benim için saçtı, fedâ eyledi.

 

O vardı her müşkil ve sıkıntılı ânımda.

Hicrette, mağarada, o bulundu yanımda.

 

Mahşerde, ben onunla karşılıklı olarak,

Baş başa konuşuruz, merak eder cümle halk.

 

Melekler, ikimizi halka takdîm ederler:

"Onlar, Habîbullah'la Ebû Bekir'dir" derler.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan