|
04 - ÂİŞE-İ SIDDÎKA
(Radıyallahü Anhâ)
EVET, O
SENSİN
“Âişe-i
Sıddîka” radıyallahü anhâ,
(Babamdan
anlat!) dedi bir gün Resûlullah'a.
Buyurdu: (Yâ
Âişe, Cibrîl aleyhisselâm,
Bir gün,
benim yanıma geldi ve verdi selâm.
Dedi ki: "Hak
teâlâ, ruhları halk edince,
Peygamberlerden sonra, Onu seçti ilk önce.
Toprağı
Cennettendir, suyu âb-ı hayattan.
Onun için,
Cennette köşk yarattı yâkuttan."
Ve yine Hak
teâlâ, benim, onun hakkında,
Yaptığım her
duâyı kabûl etti ânında.
Ve baban Ebû
Bekir, komşumdur kabirde hem.
O olacak
yerime, benden sonra halîfem.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Ey eshâbım, bir kimse,
Vardır ki, o
ne vakit Cennete girer ise,
Köşklerdeki
insanlar onu görüverirler.
Ve "Merhabâ"
diyerek, Ona selâm verirler.)
Hazret-i Ebû
Bekir suâl etti: (Onu biz,
Köşklerden,
saraylardan görebilecek miyiz?)
Allah'ın
Sevgilisi buyurdular ki: (Evet.
Onu herkes
görecek, o kimse sensin elbet.)
Bir gün de
Resûlullah, bir hutbe okuyordu.
Hazret-i “Ebû
Bekr”e çok iltifât buyurdu.
Ve etrâfına
bakıp, onu göremeyince,
Nerede
olduğunu suâl etti hemence.
Öğrendi
sahâbeden, dışarda olduğunu.
Hutbesine
devâmla, methetti yine onu.
Buyurdu: (Ey
eshâbım, Cibrîl aleyhisselâm,
Gelip, Onun
hakkında eyledi şöyle kelâm.
Dedi: "Yâ
Resûlallah, ümmeti eshâbından,
En üstün ve
iyisi, Ebû Bekir'dir şu an.")
Yine bir
hadîsinde buyurdu ki o Server:
(Mîrâca
çıktığımda Cibrîl ile berâber,
Göklerde, şu
yazıyı görürdüm hem de sık sık:
"Muhammed
Resûlullah ve Ebû Bekr-i Sıddîk.")
“Abdullah bin
Abbâs” da diyor ki: (O Resûl’ün,
Mübârek
huzûrunda bulunuyorduk bir gün.
Hazret-i Ebû
Bekr'in ismi geçti bir ara.
Resûl, şöyle
buyurdu orada olanlara:
“Kim Ebû
Bekir gibi olabilir gerçekten?
O beni tasdîk
etti, herkes tekzîb ederken.
Ve halk
benden kaçarken, kızını bana verdi.
Malını, benim
için saçtı, fedâ eyledi.
O vardı her
müşkil ve sıkıntılı ânımda.
Hicrette,
mağarada, o bulundu yanımda.
Mahşerde, ben
onunla karşılıklı olarak,
Baş başa
konuşuruz, merak eder cümle halk.
Melekler,
ikimizi halka takdîm ederler:
"Onlar,
Habîbullah'la Ebû Bekir'dir" derler.)
|