|
04 - ÂİŞE-İ SIDDÎKA
(Radıyallahü Anhâ)
NİKÂHIYLA
ŞEREFLENDİ
Mustalık
oğulları kavminin, o zamanlar,
Bir reîsi
vardı ki, "Hâris bin ebî Dırâr".
Peygamber-i
zîşânla savaşmak için bu zât,
Etrâfına çok
adam toplamıştı o bizzât.
Onlardan
herbirinin, silâh verdi eline.
Sonra
yürüyecekti Medîne üzerine.
Ve lâkin
Resûlullah, “hazret-i Büreyde”yi,
Gönderdi ki,
öğrensin gidip bu hâdiseyi.
“Büreyde”,
kolaylıkla herşeyi öğrenerek,
Allah'ın
Resûlü'ne haber verdi dönerek.
“Yediyüz”
kişilik bir kuvvet ile o Server,
Çıkıp, o
kâfirlerin üstüne etti sefer.
Bir yerde
karargâhı kurarak en nihâyet,
Önce, o
müşrikleri islâma etti dâvet.
Onlar,
islâmiyyeti kabûl eylemediler.
Ve hattâ “Ok
atarak” buna cevap verdiler.
O zaman
Resûlullah, verdi bir “Hücûm!” emri.
Mücâhidler
bir anda atıldılar ileri.
"Âişe-i
Sıddîka" ve "Ümmü Seleme" de,
Vardı
Resûlullah'ın yanında bu seferde.
On kişi
öldürüldü bir anda müşriklerden.
Kabîlenin
reîsi, korktu ve kaçtı cenkten.
Sonra
diğerleri de kaçtılar ona bakıp.
“Beşyüz”ü
esîr oldu ve lâkin yakalanıp.
Kabîle
reîsinin kızı "Berre" de yine,
Gazâda esîr
düştü mü'minlerin eline.
Taksîmde "Sâbit
ibni Kays”a düştü bu kadın.
Sonra,
huzûrlarına geldi Resûlullah'ın.
Dedi: (Kavuşmam
için hemen hürriyetime,
Dokuz altın
götürmem gerekir sâhibime.
Lâkin dokuz
altınım yok ki ona vereyim.
Sizin
yardımınızı istiyebilir miyim?)
Onu, Resûl-i
ekrem satın aldı o sâat.
Sonra da
kendisine acıyıp, etti âzâd.
İslâma dâvet
etti sonra da onu hemen.
O da îmân
eyledi hiç tereddüt etmeden.
Müslümân
olmasına çok sevinip o Server,
Nikâhları
altına aldı onu bu sefer.
Sonra "Berre"
ismini, o günden îtibâren,
"Cüveyriyye”
olarak değiştirdiler hemen.
Bu olup
bitenleri görünce sahâbîler,
Hepsi,
esîrlerini hemen âzâd ettiler.
Dediler: (Annemizin
akrabâlarını, biz,
Hizmetçi
kullanmaktan artık hayâ ederiz.)
Zîrâ
Resûlullah'ın mübârek zevceleri,
Bu ümmetin
"annesi" sayılırlar her biri.
Âişe
vâlidemiz der ki: (Cüveyriyye'den,
Hayırlı,
bereketli bir kadın görmedim ben.)
|