ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - FÂTIMATÜZ ZEHRÂ (Radıyallahü Anhâ)

O, MELEK DEĞİLDİR

 

Aliyyül Mürtezâ'ya, o Server-i kâinât,

Husûsî nasîhatler ederdi ona bizzât.

 

Birgün de buyurdu ki: (Yâ Alî, cimri olma.

Cömert kimselerden ol. kimseyi ayıplama.

 

Buz. nasıl erir ise güneşin karşısında.

Öyle erir günâhı. cömert insanların da.)

 

Bilâl-i Habeşî” de rivâyet eder ki hem:

Yanımıza gelmişti bir zaman Fahr-i âlem.

 

Gâyet sevinçli olup, tebessüm ediyordu.

Ondördüncü ay gibi yüzü nûr saçıyordu.

 

Dedim ki: (Anam babam, fedâ olsun yoluna.

Sizdeki bu nûr nedir, çok parlak geldi bana.)

 

Buyurdu: (Amcam oğlu, kardeşim ve dâmâdım,

Hakkında, Rabbimizden şimdi bir müjde aldım.

 

Tezvîc ettiği zaman, Alî'ye Fâtıma'yı,

Rıdvâna emretti ki: "Sallayıver Tûbâ'yı".

 

O, Tûbâ ağacını tutup salladığında,

Çok "senet"ler saçıldı o ağaçtan ânında.

 

Onların üzerinde, şu yazı vardı ki hem,

Ondandır işte benim bu sevincim ve neş’em.

 

"Kim benim Resûlümle, Onun ehl-i beytini,

Severse, görmez onlar Cehennem ateşini.")

 

Peygamber Efendimiz buyurdu ki bir gün de:

(Aç, susuz, çıplak iken halk kıyâmet gününde,

 

Biz dört kişi, binekler üzerinde oluruz.

Ben, “Burak” üzerinde bulunurum bâhusûs.

 

Sâlih aleyhisselâm “Devesi”ne biner ve,

Biner “Fâtıma” dahî “Asbâ” adlı deveye.

 

Aliyyül Mürtezâ da Cennet develerinden,

Birisine binerek, gider benim önümden.

 

"Lâ ilâhe illallah Muhammed Resûlullah!"

Diye nidâ edince, gıbta eder cümle halk.

 

Bir gün de buyurdu ki: (Yâ Alî, Hak teâlâ,

Seni, dört haslet ile eyledi benden âlâ.)

 

Hazret-i Alî dahî, bu sözü üzerine,

Şöyle arz eyledi ki Allah'ın Resûlü'ne:

 

(Anam babam, yoluna fedâ olsun büsbütün.

Köle, efendisinden olur mu daha üstün?)

 

Buyurdu ki: (Yâ Alî, dilerse cenâb-ı Hak,

Dilediği kuluna ihsân eder muhakkak.

 

Öyle ki, hiç kimsenin hayâline, aklına,

Gelmiyen nîmetleri bahşeder o kuluna.)

 

Eshâb suâl etti ki: (Alî'yi üstün kılan,

O dört husûs nelerdir, bize de edin beyân.)

 

Buyurdu ki: (Alî'ye, Fâtıma gibi hanım,

Hasan Hüseyin gibi, oğul verdi Allah'ım.

 

Hem de Resûlullah'tır Onun kayınpederi.

Bana nasîb etmedi lâkin bu nîmetleri.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan