ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - FÂTIMATÜZ ZEHRÂ (Radıyallahü Anhâ)

DEVE KONUŞUYOR

 

Bir gün bir köylü geldi Allahın Resûlü'ne.

Yörük, cins bir “Deve”yi gösterdi kendisine,

 

Resûlullah, deveyi çok beğenip, hoşlandı.

Fiyatını sorarak, köylüden satın aldı.

 

Deve, Resûlullah'ı görünce geldi dile.

İltifâtlar eyledi Ona fasîh dil ile.

 

Deveden bu sözleri duyunca Fahr-i âlem,

Okşayıp, kendisine iltifât eyledi hem.

 

Deve, konuşmasına devâm etti şöylece:

(Ey Allah'ın Resûlü, bunun idim ben önce.

 

Lâkin günâh işlerdi, bu yüzden kaçtım ondan.

Dağlarda, tek başıma dolaştım uzun zaman.

 

Beni vahşî hayvanlar, dağlarda görürlerdi.

Bu deve, Peygamberin devesidir” derlerdi.

 

Onların bu sözünü duyar, çok sevinirdim.

Ve sana kavuşmayı, ne kadar çok isterdim.

 

Sonsuz hamd ve şükürler olsun ki Allah'ıma,

Erdirdi şimdi beni, o büyük murâdıma.)

 

Resûlullah, dinleyip onun konuşmasını,

Onu daha çok sevip, verdi "Adbâ" adını.

 

Deve yine konuşup, dedi ki sonra hemen:

(Ey Allahın Resûlü, bir dileğim var senden.)

 

O Server, bu sözünü dinleyip o devenin:

Buyurdu: (Söyle peki, nedir benden dileğin?)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, duâ et, âhirette,

Yine senin bineğin, ben olayım Cennette.

 

Eğer sen, benden önce âhirete varırsan,

Üstüme, senden gayri binmesin hiç bir insan.

 

Zîrâ ben yanıyorken senin ayrılığına.

Tahammül gösteremem, senden gayrılarına.)

 

Peygamber Efendimiz, bunu kabûl buyurdu.

Deve, bu söz üstüne râhat ve huzûr buldu.

 

Vaktâ ki Resûlullah geldi ömrü sonuna,

“Hazret-i Fâtıma”yı çağırdı huzûruna.

 

Ve ona buyurdu ki: (Ey kızım, ben vaktiyle,

Bir sözleşme yapmıştım devemiz Adbâ ile.

 

Benden sonra Adbâ'ya, hiç bir kimse binmesin.

Ona, yem ve su vermek, vazîfen olsun senin.)

 

Vaktâ ki Resûlullah göç etti bu dünyâdan,

Yemeden ve içmeden kesildi deve o an.

 

Artık ne ot yiyordu, ne de su içiyordu.

Günleri, başı önde, çok mahzûn geçiyordu.

 

“Hazret-i Fâtıma”yı gördü bir gün nihâyet.

Dedi ki: (Ey Resûl'ün kızı, bana duâ et.

 

Öyle zannederim ki, çok yaklaştı ecelim.

Biraz sonra ölerek, Resûl’e gideceğim.)

 

Ve başı, “Fâtıma”nın tam kucağında iken,

Vefât edip, Resûl’e kavuştu ebediyyen.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan