ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - FÂTIMATÜZ ZEHRÂ (Radıyallahü Anhâ)

AĞLAMA YÂ FÂTIMA!

 

Üç gün kalmış idi ki Resûl’ün vefâtına,

Cibrîl aleyhisselâm geldi huzûrlarına.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, Rabbin selâm ediyor.

"Habîbim nasıl oldu?" diye hatır soruyor)

 

O günlerde Resûl'e, hediye kabîlinden,

Birkaç “Altın” gelmişti sahâbenin birinden.

 

Resûlullah görünce, o gelen altınları,

Buyurdu ki: (Dağıtın fukarâya onları!)

 

Götürüp dağıttılar şehrin fakîrlerine.

Velâkin ellerinde bir miktar kaldı yine.

 

“Aliyyül Mürtezâ”'ya buyurdular ki hemen:

(Sen de, bu altınları götür dağıt tamâmen!)

 

Vefâttan bir gün önce idi ki, Resûlullah,

Mescid-i şerîfine teşrîf etti o sabah.

 

Gördü ki “Ebû Bekr-i Sıddîk”ın arkasında,

Saf tutmuş, sahâbîler namâz kılar ardında.

 

Bu hâle sevinerek, tebessüm buyurdular.

Kendi de, en son safta “Ebû Bekr”e uydular.

 

Eshâb, Resûlullah'ı gördü selâm verince.

"Hastalık geçti" sanıp, gark oldular sevince.

 

Lâkin Peygamberimiz, odasına girdiler.

Bundan sonra, bir daha namâza gelmediler.

 

Bir müddet istirâhat ederek, sonra yine,

Aliyyül Mürtezâ”yı çağırdı hânesine.

 

Başını, kucağına koyuverdi Alî'nin.

Fakat çok değişmişti rengi nûr cemâlinin.

 

Hazret-i Fâtıma” da görünce Onu böyle,

Geldi oğullarının yanına üzüntüyle.

 

Ellerinden tutarak, ağladı için için.

Dedi: (Bizi kimlere bırakıp da gidersin?

 

Ey babam, canım babam, sana can fedâ olsun.

Hasan ve Hüseyin'i kime bırakıyorsun?

 

Vây babam, senden sonra nice olur hâlimiz?

Senden sonra, kimlere bakar bu gözlerimiz?)

 

Duyunca Resûlullah kızının sözlerini,

Hafifçe araladı mübârek gözlerini.

 

Ve duâ eyledi ki Allahü teâlâya:

(Sen sabır ihsân eyle yâ Rabbî Fâtıma'ya.)

 

Ve mübârek kızına buyurdu ki o zaman:

(Ey kızım, can çekişme hâlinde şimdi baban.)

 

Kendisine bunları söyleyince babası,

İçli iniltilerle çoğaldı ağlaması.

 

Hazret-i Alî ise, dedi ki: (Ey Fâtıma!

Sus, baban üzülüyor, daha fazla ağlama.)

 

Peygamber Efendimiz, onun bu dediğini,

İşitip, îkâz etti hemence kendisini.

 

Buyurdu ki: (Yâ Alî, ilişme Fâtıma'ya.

Bırak, babası için ağlasın biraz daha.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan