|
03 - FÂTIMATÜZ ZEHRÂ
(Radıyallahü Anhâ)
FAKÎR,
YETÎM, ESÎR
“Hazret-i
Hüseyin”le hem de “hazret-i Hasan”,
Hasta
olmuşlar idi ikisi de bir zaman.
Peygamber
Efendimiz, alınca bunu haber,
“Hazret-i
Fâtıma”nın hânesine geldiler.
Hazret-i Alî
ile Fâtıma'ya hitâben,
Buyurdu: (Bunlar
için bir adak yapın hemen!)
Peygamber
Efendimiz böyle emir verince,
Üç gün oruç
tutmayı nezrettiler hemence.
(Sıhhate
kavuşursa çocuklarımız eğer,
Peşinden, üç
gün oruç tutacağız)
dediler.
Bir kaç gün
geçmişti ki o günden îtibâren,
Sıhhate
kavuştular, ikisi de tamâmen.
İyileşip
kalkınca “Hasan” ile “Hüseyin”,
Oruca
başladılar bu nezri edâ için.
Lâkin
yiyecekleri yoktu iftâr edecek.
Birinden,
ödünç arpa istediler “Üç ölçek”.
Üç parçaya
ayırdı bunu hizmetçileri.
Ve pişirdi
biriyle iftârlık çörekleri.
İftâr vakti
gelince, Fâtıma, kalkıp hemen,
Herbirinin
önüne koydu o çöreklerden.
Az zaman
kalmıştı ki tam iftâr zamanına,
Gâyet "Fakîr"
bir kişi geldi kapılarına.
Hepsi de,
ekmeğini o fakîre verdiler.
Kendileri “Su”
ile o gün iftâr ettiler.
O zavallı
fakîrin karnını doyurunca,
Niyetlendi
üçü de, ikinci gün oruca.
Hizmetçi, o
gün dahî arpadan öğüterek,
Yine iftârlık
için, pişirdi birer çörek.
Yine çok az
bir zaman kalmış idi iftâra.
Ve üçü de,
bir hayli acıkmıştı o ara.
Orucu açmak
için bekliyorken, tam o an,
Çalındı
kapıları bir "Yetîm" tarafından.
Bu sefer de
herbiri, iftârlık ekmeğini,
Verip,
sevindirdiler o yetîmin kalbini.
İftârı, sırf
“Su” ile açarak en nihâyet,
Üçüncü gün
oruca ettiler yine niyet.
Hizmetçi,
geri kalan arpanın tamâmından,
“Üç ekmek”
daha yaptı iftâra yakın zaman.
Bu sefer de,
bir "Esîr" geldi kapılarına,
Dedi: (Açım
üç gündür, bir ekmek verin bana.)
Verdiler
çörekleri hepsi de bu esîre.
Açtılar
iftârları yine yalnız “Su” ile.
Dördüncü gün,
onlara teşrîf etti Peygamber.
Getirdi
Cibrîl dahî, çok müjdeli bir haber.
Okuyup o
Resûl’e "Hel etâ" sûresini,
Dedi: (Yâ
Resûlallah, tebrik ederim seni.
Ehl-i beytin
verdiği sadaka sebebiyle,
Meth
etti Hak teâlâ onları bilvesîle.)
|