ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - FÂTIMATÜZ ZEHRÂ (Radıyallahü Anhâ)

FAKÎR, YETÎM, ESÎR

 

Hazret-i Hüseyin”le hem de “hazret-i Hasan”,

Hasta olmuşlar idi ikisi de bir zaman.

 

Peygamber Efendimiz, alınca bunu haber,

Hazret-i Fâtıma”nın hânesine geldiler.

 

Hazret-i Alî ile Fâtıma'ya hitâben,

Buyurdu: (Bunlar için bir adak yapın hemen!)

 

Peygamber Efendimiz böyle emir verince,

Üç gün oruç tutmayı nezrettiler hemence.

 

(Sıhhate kavuşursa çocuklarımız eğer,

Peşinden, üç gün oruç tutacağız) dediler.

 

Bir kaç gün geçmişti ki o günden îtibâren,

Sıhhate kavuştular, ikisi de tamâmen.

 

İyileşip kalkınca “Hasan” ile “Hüseyin”,

Oruca başladılar bu nezri edâ için.

 

Lâkin yiyecekleri yoktu iftâr edecek.

Birinden, ödünç arpa istediler “Üç ölçek”.

 

Üç parçaya ayırdı bunu hizmetçileri.

Ve pişirdi biriyle iftârlık çörekleri.

 

İftâr vakti gelince, Fâtıma, kalkıp hemen,

Herbirinin önüne koydu o çöreklerden.

 

Az zaman kalmıştı ki tam iftâr zamanına,

Gâyet "Fakîr" bir kişi geldi kapılarına.

 

Hepsi de, ekmeğini o fakîre verdiler.

Kendileri “Su” ile o gün iftâr ettiler.

 

O zavallı fakîrin karnını doyurunca,

Niyetlendi üçü de, ikinci gün oruca.

 

Hizmetçi, o gün dahî arpadan öğüterek,

Yine iftârlık için, pişirdi birer çörek.

 

Yine çok az bir zaman kalmış idi iftâra.

Ve üçü de, bir hayli acıkmıştı o ara.

 

Orucu açmak için bekliyorken, tam o an,

Çalındı kapıları bir "Yetîm" tarafından.

 

Bu sefer de herbiri, iftârlık ekmeğini,

Verip, sevindirdiler o yetîmin kalbini.

 

İftârı, sırf “Su” ile açarak en nihâyet,

Üçüncü gün oruca ettiler yine niyet.

 

Hizmetçi, geri kalan arpanın tamâmından,

Üç ekmek” daha yaptı iftâra yakın zaman.

 

Bu sefer de, bir "Esîr" geldi kapılarına,

Dedi: (Açım üç gündür, bir ekmek verin bana.)

 

Verdiler çörekleri hepsi de bu esîre.

Açtılar iftârları yine yalnız “Su” ile.

 

Dördüncü gün, onlara teşrîf etti Peygamber.

Getirdi Cibrîl dahî, çok müjdeli bir haber.

 

Okuyup o Resûl’e "Hel etâ" sûresini,

Dedi: (Yâ Resûlallah, tebrik ederim seni.

 

Ehl-i beytin verdiği sadaka sebebiyle,

Meth etti Hak teâlâ onları bilvesîle.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan