ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - FÂTIMATÜZ ZEHRÂ (Radıyallahü Anhâ)

NİÇİN GELDİN YÂ ALİ?

 

Peygamber-i zîşânın, kapısını çalarak,

Girdi “hazret-i Alî”, içeri utanarak.

 

Sevgili Peygamberin oturdu huzûrunda.

Hiç bir şey konuşmaya gücü yoktu o anda.

 

Peygamber Efendimiz ona şöyle sordular:

(Niçin geldin yâ Alî, bir ihtiyâcın mı var?)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, mâlûmdur hazretine.

Vermişti babam beni, zâtının hizmetine.

 

Hazretinden gördüğüm iyilik ve ihsânlar,

Öyle çok ki, yapamaz bunu başka insanlar.

 

Bendeniz, her husûsta muhtâcım hazretine.)

Bu kadar arz eyledi ve sükût etti yine.

 

Buyurdu ki: (Herhâlde Fâtıma'yı istersin.

Ve lâkin söylemeye benden hicâb edersin.)

 

Allah'ın Sevgilisi ona böyle deyince,

O, "Evet" diyebildi, utanmıştı iyice.

 

Bunu, “Fâtıma”ya da duyurdu Resûl hemen.

Hazret-i Fâtıma da sükût etti cevâben.

 

Buyurdu ki: (Yâ Alî, senin, para edecek,

Neyin var mihr olarak Fâtıma'ya verecek?)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, yanımda şimdi benim,

Sâdece bir atımla, var bir zırhlı gömleğim.)

 

Buyurdu ki: (Yâ Alî, lâzım olur sana at.

Ve lâkin zırhlı olan gömleğini götür sat.)

 

Hemen "Peki" diyerek Allah'ın Habîbine,

Gönderdi birisiyle zırhı pazar yerine.

 

O gün “hazret-i Osmân” yaparken pazarını,

Görüp, tanıdı hemen Mürtezâ'nın zırhını.

 

Onu satan tellâla sordu ki varıp derhâl:

(Sâhibi, bu zırh için ne istiyor ey tellâl?)

 

"Dörtyüz dirhem" deyince, dedi ki o tellâla:

(Bunu ben, bu fiyâta alıyorum pekâlâ.)

 

Parasını ödeyip, o zırhı aldı hemen.

Yanına “Dörtyüz dirhem” koyarak ayriyeten,

 

Götürüp verdi o gün hem “hazret-i Alî”ye,

Dedi: (Lâyık değildir bu zırh senden gayriye.

 

Bu dörtyüz dirhemle de, hâllet düğün işini.

Kusûru oldu ise, affet bu kardeşini.)

 

Alî bin ebî Tâlip” o zırhı aldı yine,

Geldi Resûlullah'ın mübârek hânesine.

 

Durumu arz edince, gâyet memnun oldular.

(Cennette arkadaşım Osmân'dır) buyurdular.

 

Bilâl-i Habeşî”ye, o paradan birazcık,

Vererek buyurdu ki: (Yâ Bilâl, çarşıya çık.

 

Biraz “Gülsuyu” ile, biraz da “Bal” satın al.

Ve bir kapta ezerek, “Bal şerbeti” yap derhâl.

 

Zîrâ “Fâtıma” ile “Alî”nin nikâhları,

Yapılacak, dâvet et muhâcir ve ensârı.)

 

Bilâl-i Habeşî” de dışarıya çıkarak,

Bu nikâh haberini bildirdi dolaşarak.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan