ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HATÎCETÜL KÜBRÂ (Radıyallahü Anhâ)

YETER Kİ SİZ EMREDİN

 

Hatîce vâlidemiz, "radıyallahü anhâ",

Yok idi hâtunlardan akıllı ondan daha.

 

Hem de çok “Güzel” idi onun hüsnü cemâli.

Asîl ve temiz olup, üstün idi her hâli.

 

Malı dahî çok olup, “Zengin”di o zamanlar.

Çok idi bu sebepten ona tâlip olanlar.

 

Lâkin o, hiçbirine etmedi muvâfakat.

Duymadı hiçbirine bir ilgi ve iltifât.

 

Çünkü rüyâ görmüştü bu husûsta o önce.

Onun tecellîsini bekliyordu gün gece.

 

Varaka bin Nevfel” de müjdelemişti Onu.

Merakla bekliyordu bunun tahakkukunu.

 

Bunu, “Nefîse hâtun” sezip girdi araya.

Geldi bu sebep ile Resûl-i kibriyâya.

 

Dedi ki: (Zâtınızı, tezevvücden men eden,

Bir mâni varsa eğer, söyleyin bana lütfen.)

 

Buyurdu: (Maddî yönden, elimiz dar bu ara.

Yâni yok elimizde yeterli mal ve para.)

 

Nefîse hâtun ise, dedi ki: (Yâ Muhammed!

Mal ve cemâl sâhibi bir hâtun ile şâyet,

 

Evlenmek isterseniz, ben hazırım hizmete.

Yeter ki siz emredin, bu iş olur elbette.)

 

Buyurdu ki: (Bu işe kim vesîle olacak?)

Dedi ki. (Ben yaparım, bu işi etme merak.)

 

Ayrılıp, buldu hemen “hazret-i Hatîce”yi.

Gidip kendi evinde, verdi ona müjdeyi.

 

Varaka”yı çağırıp Hatîce Hâtun ise,

Olanları anlatıp, dedi: (Böyle hâdise.)

 

Ayrıca Resûlullah Efendimize dahî,

Adam salıp, evine çağırdı bizâtihî.

 

Gidip, arz ettiler ki huzûr-u seâdette:

(Bize teşrîf ediniz, falan gün ve sâatte.)

 

Bu dâvet karşısında, amcası “Ebû Tâlip”,

Ve sâir akrabâsı, oldular çok muzdarip.

 

Zîrâ Resûlullah'ın, dâvete gitmek için,

Yok idi elbisesi, iç yüzü buydu işin.

 

Satın almaya dahî, yok idi paraları.

Çâresizlik içinde düşünürken bunları,

 

Yetişti Hızır gibi “hazret-i Ebû Bekir”.

Dedi: (Üzülmenize acabâ sebep nedir?)

 

O Server, Ebû Bekr'e anlatınca durumu,

Dedi ki: (Sizi üzen hâdise bir tek bu mu?

 

Bu iş gâyet kolaydır, üzülmeyin kat'iyyen.

Yeter ki siz emredin, hâllederim bunu ben.)

 

Bu sözlerden, o Server ferahladı bu kere.

Pek çok duâ eyledi hazret-i Ebû Bekr'e

 

Dedi ki: (Sen râzı ol yâ Râb Ebû Bekir'den.

Zîrâ esirgemedi yardımını hiç benden.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan