ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HATÎCETÜL KÜBRÂ (Radıyallahü Anhâ)

İLK ÎMÂNA GELDİ

 

Server-i kâinâta gelince Peygamberlik,

Hatîce vâlidemiz” îmân etti Ona ilk.

 

Resûl’ün teblîğine, hiç tereddüt etmeden,

"Peki" deyip, îmânla şereflendi ilk hemen.

 

Abdest almasını da öğrenip Ondan bizzât,

Sonra namâz kıldılar birlikte iki rekât.

 

“Hatîce vâlidemiz” Resûl’ün her emrine,

Peki” der ve severek getirirdi yerine.

 

Kâfirler alay edip, üzseydi Peygamberi,

Onun tesellîsiyle râhatlardı kalpleri.

 

Derdi: (Yâ Resûlallah, üzülmesin hiç kalbin.

İtâat edecektir sonunda sana kavmin.)

 

Hazret-i Hatîce'den, "Kâsım" ile "Abdullah",

Adında iki oğul Resûl'e verdi Allah.

 

Ve lâkin ömürleri kısa oldu dünyâda.

Kâsım”, onyedi aylık dünyâya etti vedâ.

 

Bir müddet geçmişti ki Kâsım'ın vefâtından,

Hazret-i “Abdullah” da göç etti bu dünyâdan.

 

Her iki evlâdının vefâtına, o Server,

İnsanlık îcâbıyla çok fazla üzüldüler.

 

Mübârek gözlerinden göz yaşları dökerek,

Bir gün şöyle buyurdu dağa nazar ederek:

 

(Ey dağ, benim başıma gelenler, sana şâyet,

Gelseydi, dayanamaz ve yıkılırdın elbet.)

 

“Hazret-i Hatîce” de olup çok müteessir,

Dedi: (Yâ Resûlallah, onlar şimdi nerdedir?)

 

Şöyle buyurdular ki Ona Nebiyyi zîşân:

(İkisi de, elbette Cennettedirler şu an.)

 

Her iki oğlunun da vefât etmesi ile,

Kâfirler sevindiler buna ziyâdesiyle.

 

Ebû Cehil” ve bâzı müşrikler de, bu ara,

Bunu fırsat bilerek yaptılar çok yaygara.

 

Dediler: (Muhammedin oğlu kalmadığından,

Nesli kesilmiş olup, "Ebter" oldu O şu an.

 

Neslini sürdürecek yok bir erkek evlâdı.

Ölünce, unutulur kendisinin de adı.)

 

Müşriklerin yaptığı bu ithâma, derakap,

Habîbinin nâmına, Rabbimiz verdi cevap.

 

Nitekim Hak teâlâ, Sevgili Habîbine,

Bir sûre göndererek kuvvet verdi kalbine.

 

Buyurdu ki: (Biz sana, “Kevser” verdik mukaddes.

O hâlde Rabbin için, namâz kıl ve kurban kes.

 

Sana “Ebter” diyenin, kendisi zürriyetsiz,

Nâmsız ve haysiyetsiz bir kişidir şüphesiz.

 

Senin ise pâk neslin, hem şân ile şerefin,

Hep devâm edecektir, tâ kıyâmete değin.

 

Sana, âhirette de, hiç akla gelmiyecek,

Nice büyük şeref ve nîmetler verilecek.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan