ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - HAZRET-İ ALÎ (Radıyallahü Anh)

NASIL SAYDIN YÂ ALÎ?

 

Resûlullah, kılınca her sabah namâzını,

Eshâba döndürürdü, mübârek nûr yüzünü.

 

Onlar onu görünce, nûrlanırdı kalpleri.

Hemen unuturlardı, üzüntü ve dertleri.

 

Yine öyle bir sabah, kılındı namâz o gün.

Eshâb bekliyordu ki dönmesini Resûl'ün,

 

Allahın Peygamberi, sahâbeye dönmeden,

"Hazret-i Alî" ile, çıktı bir şey demeden.

 

Eshâb anlamamıştı niçin gittiklerini.

Bir miktâr beklediler, dönüp gelmelerini.

 

Allahın Peygamberi, "Hazret-i Alî" ile,

"Fâtıma"ya gittiler, bir neş'e ve sevinçle.

 

Buyurdu ki: (Yâ Alî, ben gireyim içeri.

Sen kapıda bekle de, girmesin başka biri.)

 

Zîrâ yeni doğmuştu torunları "Hüseyin".

Melekler, gurup gurup gelirdi tebrîk için.

 

Ve lâkin Resûlullah mescide dönmeyince,

Velâkin Resûlullah, mescide dönmeyince,

Bekleşen sahâbeyi, merak sardı iyice.

 

Önce Hazret-i Sıddîk, sonra Ömer ve Osmân,

Geldiler o hâneye, cümle eshâb birazdan.

 

Resûl'ün izni ile, hep girdiler içeri.

"Aliyyül Mürtezâ"yı tebrîk etti her biri.

 

Hazret-i Alî dahî, içeri girdi hemen.

Çok sevinçli olduğu, belli idi yüzünden.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, sabahtan, şu ana dek,

Geldiler tebrîk için, dörtyüzelli bin melek.)

 

Buyurdu: (Nasıl saydın yâ Alî melekleri?)

Dedi ki: (Gurup gurup gelirlerdi her biri.

 

Konuşurdu hepsi de, ayrı bir lisân ile.

Her grup, sayısını söylerdi bana yine.)

 

İkinci torunları, dünyâya geldiğinden,

Allahın Resûlü de, sevinçliydi bu yüzden.

 

Ve o gün, "Hüseyin"i alarak kucağına,

Ezân ve ikameti, okudu kulağına.

 

Hazret-i Hüseyin’in, çok nûr vardı yüzünde.

Etrâf aydınlanırdı gece yürüdüğünde.

 

Yaya, yirmibeş defâ hac yaptı Medîne’den.

Her kişi binse dahî, o binmezdi katiyyen.

 

Derdi ki: (Cömert kişi, dâimâ izzet bulur.

Cimri ise, her zaman zelîl olur, hor olur.

 

Biri yardım ederse, bir mü'minin işine,

Ve merhamet ederse, hem bir din kardeşine,

 

Yârın mahşer gününde, düşse o bir darlığa,

Allah da, o kimseyi çıkarır ferahlığa.)

 

Bir hadîs-i şerîfte, Allahın Peygamberi,

Buyurdu: (Ben benzerim, şöyle bir ağaca ki,

 

Fâtıma, onun kökü ve Alî gövdesidir.

Hasan ve Hüseyin de, ağacın meyvesidir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan