|
04 - HAZRET-İ ALÎ
(Radıyallahü Anh)
NASIL SAYDIN YÂ ALÎ?
Resûlullah,
kılınca her sabah namâzını,
Eshâba
döndürürdü, mübârek nûr yüzünü.
Onlar onu
görünce, nûrlanırdı kalpleri.
Hemen
unuturlardı, üzüntü ve dertleri.
Yine öyle bir
sabah, kılındı namâz o gün.
Eshâb
bekliyordu ki dönmesini Resûl'ün,
Allahın
Peygamberi, sahâbeye dönmeden,
"Hazret-i
Alî" ile, çıktı bir şey demeden.
Eshâb
anlamamıştı niçin gittiklerini.
Bir miktâr
beklediler, dönüp gelmelerini.
Allahın
Peygamberi, "Hazret-i Alî" ile,
"Fâtıma"ya
gittiler, bir neş'e ve sevinçle.
Buyurdu ki:
(Yâ Alî, ben gireyim içeri.
Sen kapıda
bekle de, girmesin başka biri.)
Zîrâ yeni
doğmuştu torunları "Hüseyin".
Melekler,
gurup gurup gelirdi tebrîk için.
Ve lâkin
Resûlullah mescide dönmeyince,
Velâkin
Resûlullah, mescide dönmeyince,
Bekleşen
sahâbeyi, merak sardı iyice.
Önce Hazret-i
Sıddîk, sonra Ömer ve Osmân,
Geldiler o
hâneye, cümle eshâb birazdan.
Resûl'ün izni
ile, hep girdiler içeri.
"Aliyyül
Mürtezâ"yı tebrîk etti her biri.
Hazret-i Alî
dahî, içeri girdi hemen.
Çok sevinçli
olduğu, belli idi yüzünden.
Dedi:
(Yâ Resûlallah, sabahtan, şu ana dek,
Geldiler
tebrîk için, dörtyüzelli bin melek.)
Buyurdu:
(Nasıl saydın yâ Alî melekleri?)
Dedi ki:
(Gurup gurup gelirlerdi her biri.
Konuşurdu
hepsi de, ayrı bir lisân ile.
Her grup,
sayısını söylerdi bana yine.)
İkinci
torunları, dünyâya geldiğinden,
Allahın
Resûlü de, sevinçliydi bu yüzden.
Ve o gün, "Hüseyin"i
alarak kucağına,
Ezân ve
ikameti, okudu kulağına.
Hazret-i
Hüseyin’in, çok nûr vardı yüzünde.
Etrâf
aydınlanırdı gece yürüdüğünde.
Yaya,
yirmibeş defâ hac yaptı Medîne’den.
Her kişi
binse dahî, o binmezdi katiyyen.
Derdi ki:
(Cömert kişi, dâimâ izzet bulur.
Cimri ise,
her zaman zelîl olur, hor olur.
Biri yardım
ederse, bir mü'minin işine,
Ve merhamet
ederse, hem bir din kardeşine,
Yârın mahşer
gününde, düşse o bir darlığa,
Allah da, o
kimseyi çıkarır ferahlığa.)
Bir hadîs-i
şerîfte, Allahın Peygamberi,
Buyurdu:
(Ben benzerim, şöyle bir ağaca ki,
Fâtıma, onun
kökü ve Alî gövdesidir.
Hasan ve
Hüseyin de, ağacın meyvesidir.)
|