ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - HAZRET-İ ALÎ (Radıyallahü Anh)

HAC FARZ OLDU

 

Âl-i imrân sûresi, doksanyedinci âyet,

Haccın farz olduğunu, bildirdi açık ve net.

 

Peygamber Efendimiz, bu emri aldığında,

Eshâb-ı kirâma da, teblîğ etti ânında.

 

Derhâl üçyüz kişilik bir hac kâfilesini,

Gönderdi îfâ için, bu hac farîzesini.

 

Hazret-i Ebû Bekr’i, o hac kâfilesine,

Hac emîri olarak, tâyin etti o sene.

 

Yola çıkmışlardı ki, o gün geldi Cebrâil.

“Berâe” sûresinden, ilk âyet oldu nâzil.

 

Burada, "muâhede, akit" mevzûu ile,

Alâkalı hükümler bildirildi Resûle.

 

Bunu bildirmek için mü'minlere, o Server,

"Aliyyül Mürtezâ"yı Mekke’ye gönderdiler. 

 

Zîrâ Arabistân’da, var idi ki bir âdet,

Bir antlaşma yapılır ve değişirse şâyet,

 

Bunu, bizzât yapan ve değiştiren o insan,

Yâhut bir akrabâsı ederdi halka îlân.

 

"Hazret-i Alî" dahî, çıkıp bu emir ile,

Tam Mekke’ye girerken, yetişti kâfileye.

 

Hazret-i Ebû Bekir, bir hutbe etti îrâd.

Ve haccın erkânını, anlattı halka bizzât.

 

Mü'minler, buna göre hac yaptığı bir anda,

O da, hutbe okudu mü'minlere Mina’da.

 

Dedi: (Ey müslümânlar, buraya beni bizzât,

Resûlullah gönderdi, sözüme edin dikkat.)

 

Nâzil olan âyeti okuyup daha sonra,

Şöyle hitâb eyledi, toplanan insanlara:

 

(Buraya, emir ile gelmiş bulunuyorum.

Size, şu dört husûsu, bildirmeye memurum.

 

Birincisi şudur ki, gidince âhirete,

"Mü'min"lerden başkası, giremezler cennete.

 

İkincisi, "müşrik"e, artık Kâbe yasaktır.

Hiçbir müşrik, Kâbe’ye yaklaşamayacaktır.

 

Üçüncüsü, hiç kimse Kâbe’ye yaklaşarak,

Tavâf etmeyecektir aslâ "çıplak" olarak.

 

Dördüncüsü, her kimin, Resûlullahla eğer,

Bir antlaşması varsa, olacaktır mûteber.

 

Lâkin bu sözleşmenin, biter bitmez müddeti,

Geçersiz olacaktır o ahd de elbette ki.)

 

O günden sonra artık, hiçbir müşrik ve kâfir,

Bu yasak gereğince, Kâbe’ye gelmemiştir.

 

Yine o günden sonra, bu tâlîmât gereği,

Çıplak tavâf eyleyen, hiç olmadı Kâbe’yi.

 

Bu hac farîzasını îfâyı müteâkip,

Hazret-i "Sıddîk" ile, "Alî bin ebî Tâlip",

 

Bilcümle sahâbe-i kirâmı da aldılar.

Yola çıkıp, birlikte Medîne’ye vardılar.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan