ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - HAZRET-İ ALÎ (Radıyallahü Anh)

PEKİ, ÖYLE YAZ!

 

Hudeybiye sulhünü yazmak için, o Server, 

Aliyyül Mürtezâ'ya, (kâğıt getir!) dediler.

 

Sonra emir buyurdu, hem Hazret-i Alî'ye:

(Antlaşmanın başına, bir Besmele yaz) diye.

 

Lâkin müşrik elçisi, buna etti îtirâz.

Dedi ki (“Bi ismike allahümme” diye yaz.

 

“Rahmân” ve “Rahîm” nedir, bunu bilmiyorum ben.

Yoksa bu antlaşmayı, imzalamam katiyyen.)

 

O Server kabûl edip, (Peki olur) buyurdu.

Zîrâ bu antlaşmada, faydalar görüyordu.

 

Buyurdu: (Dediğini yaz Süheyl'in yâ Alî!

Zîrâ güzel kelâmdır, onun dediği dahî.)

 

Peygamber Efendimiz, hem Hazret-i Alî'ye,

Sonra emir buyurdu şu şekilde yaz diye:

 

(Bunlar, Resûlullahın, Süheyl bin Amr'la bir bir,

Üstünde anlaşmaya vardığı maddelerdir.)

 

Tam da yazmış idi ki bunu Hazret-i Alî,

Süheyl elini tutup, bir daha oldu mâni.

 

Resûlullaha dönüp, dedi: (Öyle yazmasın!

Söyle, “Abdullah oğlu Muhammed” diye yazsın.

 

Zîrâ senin, Allahın Resûlü olduğunu,

Biz kabûl etmiyoruz, o nasıl yazar bunu?

 

Zâten kabûl etseydik, gelmezdik sana karşı.

Ve yapmazdık seninle, bunca harp ve savaşı.)

 

Onu da kabûl edip, buyurdu ki o Server:

(Vallahi siz ne kadar reddetseniz de eğer,

 

Ben yine, hiç şüphesiz Resûlullahım bizzât.

Onu öyle yazmakla, değişmez ki hakîkat.)

 

Ve Hazret-i Alî'ye, buyurdu ki: (Onu sil!

Muhammed bin Abdullah diye yaz, mühim değil.)

 

Lâkin eshâb-ı kirâm, “Resûlullah” lâfzının,

Silinmesine karşı, hiç elde olmaksızın,

 

Üzülüp, hiçbirisi olmadı buna râzı.

Ve hepsinin bu işe, oldu hep îtirâzı.

 

Ve herşeyi unutup, dediler: (Hayır, olmaz!

Yâ Alî, sen oraya yine Resûlullah yaz.

 

Müşriklerin dediği olursa bunda eğer,

Onlarla aramızı, ancak kılıç halleder.)

 

Peygamber Efendimiz, sahâbe-i güzînin,

İşbu gayretlerine memnûn oldu ve lâkin,

 

Sükût etmelerini, işâret eylediler.

Ve Hazret-i Alî'ye, (Sen onu sil!) dediler.

 

O dedi: (Fedâ olsun sana cânım, herşeyim.

Lâkin onu silmeye, varmıyor ki hiç elim.)

 

Peygamber Efendimiz, buyurdular ki ona:

(O kelime hangisi, sen göster onu bana.)

 

O da, o kelimeyi gösterince, bu sefer,

Mübârek parmağıyla, sildi onu o Server.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan