|
04 - HAZRET-İ ALÎ
(Radıyallahü Anh)
CEHENNEM YARATILMAZDI
O Server
buyurdu ki: (Yâ Alî, Hak teâlâ,
Seni, dört haslet ile, herkesten kıldı âlâ.)
Hazret-i Alî
dahî, bu sözler üzerine,
Şöyle arz eyledi ki Allahın Resûlüne:
(Anam, babam,
yoluna fedâ olsun büsbütün.
Bu fakîr nasıl olur, herkesten daha üstün?)
Buyurdu ki:
(Yâ Alî, dilerse cenâb-ı Hak,
Dilediği kuluna, ihsân eder muhakkak.
Öyle ki, hiç kimsenin hayâline, aklına,
Gelmeyen nîmetleri, bahşeder o kuluna.)
Eshâb suâl
etti ki: (Alî'yi üstün kılan,
O dört husûs nedir ki, merak ettik biz şu an.)
Buyurdu ki:
(Alî'ye, Fâtıma gibi hanım,
Hasan, Hüseyin gibi, oğul verdi Allahım.
Hem de Resûlullah'tır, onun kayınpederi.
Bana nasîb etmedi, lâkin bu nîmetleri.)
Sahâbe-i
kirâmın, üstünlerinden bir zât,
Der ki: (Resûlullahtan, işittim ben de bizzât.
Buyurdu ki, “Alî'ye, kim kötü söyler
ise,
Onu, bana söylemiş gibi olur o kimse.
Bana dil uzatırsa bir kimse de eğer ki,
Allaha dil uzatmış sayılır elbette ki.”)
Câbir bin
Abdullah da, bu bâbta der ki aynen:
(Bizler,
Resûlullahın zamanında da zâten,
Bir kimse
münâfık mı, bunu anlamak için,
Sâdece bir tavrına bakardık o kişinin.
O, Hazret-i Alî'ye, ediyorsa düşmanlık,
O zaman anlardık ki, bu kişi bir münâfık.)
Yine Hazret-i
Alî, der ki: (Resûl-i ekrem,
Bana “Bin” çeşit ilim tâlim buyurdu ki hem,
Vardır her bir ilmin de “Bin” kolu ve şûbesi,
O takdirde “Bir milyon” ilim olur cümlesi.)
Câbir bin
Abdullah'ın, yine rivâyetiyle,
Peygamber Efendimiz, buyurdular ki şöyle:
(Nasıl ki
hakkı varsa, oğlunda her babanın,
Ümmette hakkı vardır, Aliyyül Mürtezâ'nın.)
Muâz bin
Cebel dahî, şöyle rivâyet eder:
Hadîs-i şerîflerde, buyurdu ki o Server:
(Ateş, nasıl
odunu, yakıp küle çevirir,
"Alî'nin sevgisi" de, günâhları bitirir.
Ben ilmin şehriyim ve Alî de kapısıdır.
O, ilmi ümmetime tam açıklayıcıdır.
Ve yine îmândandır ona sevgi, muhabbet.
Ona bakmak rahmettir, sevgisi de ibâdet.
Alî'nin sevgisinde, birleşseydi eğer halk,
Rabbimiz, cehennemi o zaman etmezdi halk.
Yer gök, bir kefesine konulsa terâzinin,
Buna rağmen, îmânı ağır gelir Alî'nin.)
|