ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - HAZRET-İ ALÎ (Radıyallahü Anh)

GÜNEŞ HAREKET ETMEDİ

 

Hazret-i Alî için, "Güneş"i, Hak teâlâ,

Geriye çevirmiştir, batmadan iki defâ.

 

Birisi, Resûlullah bulunurken evinde,

"Hazret-i Alî" dahî, var idi hizmetinde.

 

O esnâda Resûle, gökten indi Cebrâil,

Hak teâlâ katından, bir âyet oldu nâzil.

 

Resûlullah, başını, vahyin ağırlığından,

"Aliyyül Mürtezâ"nın, dizine koydu o an.

 

"Güneş" batmak üzere idi ki, o arada,

Başını, o vakte dek kaldıramadı hattâ.

 

Hem  "râhatsız olmasın" diye Peygamberimiz,

"Hazret-i Alî" dahî, oturdu hareketsiz.

 

İkindi namâzını, kılmamış idi hattâ.

Öylece, îmâ ile namâzı etti edâ.

 

Peygamber-i zîşânın, geçer geçmez o hâli,

Sordu: (Kılabildin mi ikindiyi yâ Alî?)

 

Resûl'ün suâline, o da cevap olarak,

Dedi ki: (Îmâ ile kılmıştım oturarak.)

 

O zaman Resûlullah, güneşe, bir işâret,

Edince, durdu güneş, etmedi hiç hareket.

 

Kıldı Hazret-i Alî namâzı tekrâr yine,

Bitince, devâm etti güneş hareketine.

 

Yine "Hazret-i Alî", bir kısım eshâb ile,

Bir iş için, birlikte, giderlerken Bâbil'e,

 

Yolda, Fırat nehrini geçerlerken nihâyet,

İkindi namâzının, daraldı vakti gâyet.

 

Yine de bu namâzı kılmıştı ekserîsi.

Lâkin kılamamıştı, onlardan bir ikisi.

 

"Alî bin ebî Tâlip", duâ etti Rabbine.

Güneş, tam batacakken, yerinde durdu yine.

 

Tâ ki namâzlarını bitirinceye kadar,

"Güneş", Hakkın izniyle durdu ve kıldı karâr.

 

İşte Hazret-i Alî, böyle bir evliyâdır.

Kalplere te'sîr eden, nasîhatleri vardır.

 

Buyurdu ki: (Yalnızca, mü'minler beni sever.

Ve yine bana yalnız, münâfıklar buğzeder.

 

Kul, yalnız ümîdini bağlamalı Rabbine.

Ve yalnız günâhından, korkmalı insan yine.)

 

Sordular ki: (Allahı, en iyi bilen kimdir?)

Buyurdu: (Onu en çok tâzim eden kişidir.)

 

Birgün de buyurdu ki: (Sizin hakkınızda ben,

Ancak şu husûslarda, korkuyorum esâsen:

 

Birisi, nefsinizin hevâsına uymaktır.

Öbürü “Tûl-i emel”, dünyâya bağlanmaktır.

 

Birincisi alıkor kulu iyi amelden,

Öbürü, âhireti unutturur tamâmen.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan