ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - HAZRET-İ ALÎ (Radıyallahü Anh)

KABİRDEN ÇIKAN ADAM  

 

Mûsâ Nebî kavmine mensûb bâzı kimseler,

Allahın Resûlünün huzûruna geldiler.

 

Dediler: (Yâ Muhammed, dersin: "Benim mertebem,

Sâir Peygamberlerden, daha yüksek ve ekrem".

 

Halbuki Mûsâ Nebî, çıktı “Tûr-i Sinâ”ya.

Ve Allah, bizâtihî hitâb etti Mûsâ’ya.

 

Bu yüzden Allah ona, “Kelîmim demektedir.

Allah ile konuşmak, ne yüksek mertebedir.)

 

Buyurdu ki: (Ey kişi, Rabbimiz şâyet ona,

Kelîmim” dedi ise, “Habîbim” dedi bana.

 

Hak teâlâ katında, bir midir bu ikisi?

Elbet daha yüksektir, "Habîb"in derecesi.

 

Hem Tûr’a çıkardıysa Mûsâ’yı Hak teâlâ,

Çıkardı Burak ile, beni “Arş-ı âlâ”ya.

 

Cenneti, cehennemi, cümle kevn-ü mekânı,

Gösterip, verdi bana “Kabe kavseyn” makâmı.

 

Hem Onun sonsuz olan lütuf ve ihsânıyle,

"Görmek"le şereflendim Rabbimi baş gözüyle.)

 

Bitirdi sözlerini, o Sevgili Peygamber.

Onlar da kabûl edip, hep îmâna geldiler.

 

Sonra Îsâ Nebî’nin kavmine mensûb olan,

Kimseler, o Resûle, bir suâl sordu o an.

 

Dediler: (Yâ Muhammed, dersin ki: "Ben Allaha,

Nebîlerin hepsinden yakınım elbet daha".

 

Halbuki diriltirdi Îsâ, ölü kimseyi.

Vermişti Hak teâlâ, ona bu mertebeyi.)

 

O zaman Resûlullah, hemen bir sahâbîye,

Dönüp emir verdiler: (Alî’yi çağır!) diye.

 

Bu emri alır almaz, geldi Hazret-i Alî.

Baktı, Resûl yanında durur bâzı ahâlî.

 

O Server buyurdu ki, onlardan bir kimseye:

(Ey filân, çok eski bir kabir göster Alî’ye.)

 

O kişi gösterince, bin yıllık bir kabiri,

O zaman buyurdu ki Allahın Peygamberi:

 

(Yâ Alî, o mevtayı üç kez çağır ismiyle!

Ve bak ki ne görürsün, Hak teâlâ izniyle.)

 

Vardı Hazret-i Alî mezara hemencecik.

Ve “Ey Yâkub!” diyerek, bağırdı bir kerecik.

 

Hak teâlâ izniyle, tam o esnâda, birden,

Yarıldı boydan boya kabir orta yerinden.

 

Sonra ikinci defâ, seslenince kabire,

Orta yeri, tamâmen açıldı birdenbire.

 

Üçüncü seslenişte, hepsi şâhit oldular.

Çıktı kabir içinden, nûr yüzlü "bir ihtiyâr".

 

Uzamış saçlarından, toprakları atarak,

Okudu "şehâdet"i, yüksek sesli olarak.

 

Mûcizeyi görünce, kâfirlerin cümlesi,

"Şehâdet"i getirip, îmâna geldi hepsi.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan