|
04 - HAZRET-İ ALÎ
(Radıyallahü Anh)
RESÛLÜN YATAĞINA YATTI
Resûl'ün emri
ile, hemence müslümânlar,
Mekke'den hicret edip, Medîne'ye vardılar.
Mekke'de kaldı yalnız, o Resûlü müctebâ.
Hazret-i Ebû Bekir ve Aliyyül Mürtezâ.
Sonra, fakîr ve hasta, ihtiyâr bîçâreler,
Ve bir de, müşriklerin hapsettiği kimseler.
Müşrikler, bu durumda telâşlandılar gâyet.
Dediler: (Muhammed de, hicret edip
nihâyet,
Medîne'de,
bir islâm devleti kurar ise,
Kuvvetlenip saldırır sonra üzerimize.)
Buna bir
tedbîr için, bir araya geldiler.
Bu husûsu görüşüp, istişâre ettiler.
"İhtiyâr" kılığına girerek “Şeytân” dahî,
Bu fesat gürûhuna, katıldı bizâtihî.
O, bu konuşmalara, en sonda olup dahil,
Dedi: (Bu teklîflerin, hiçbiri çâre
değil.
Çünkü bu güler yüz ve tatlı dil var ki onda,
Aldığımız her tedbîr, bozulur en sonunda.)
Ebû Cehil
dedi ki: (Öyle ise biz hemen,
Birer kişi seçelim, gelin her kabîleden.
Bu gece, hânesinin etrâfını sarsınlar.
Kılıç vurup, kanını yerlere akıtsınlar.)
Şeytân bunu
beğenip, mesrûr oldu gâyetle.
Hemen teşvîk eyledi, bu fikri harâretle.
Cibrîl, bunu Resûle haber verdi ânında.
Dedi ki: (Yatmayasın bu gece yatağında.)
Resûlullah,
Hazret-i Alî'ye geldi hemen,
Buyurdu ki: (Yâ Alî, hicret edeceğim
ben.
Sen yat benim yerime, bu gece yatağımda.
Hattâ ört üzerine, şu benim hırkamı da.
Hâtırını kavî tut, endîşe etme zinhâr.
Zîrâ sana onlardan, aslâ gelmez bir zarar.)
Yattı
Hazret-i Alî, Resûl'ün yatağına.
Hiç korku ve endîşe, getirmedi aklına.
Hazret-i Cebrâil'le, Mîkâil'e, o zaman,
Şöyle bir emir geldi, Hak teâlâ katından:
(Bu gece,
Arslanım’ın yanında bulununuz!
Onu, düşmanlarının şerrinden koruyunuz.)
Geldi
Cibrîl-i emîn, durdu tam başucunda.
Bekledi Mîkâil de, gelip ayak ucunda.
Resûl'ün çıkmasını beklerken gece küffâr,
Biri gelip sordu ki: (Burda ne işiniz var?)
Dediler:
(Muhammed'i bekliyoruz şimdi biz.
Çıkar çıkmaz saldırıp, hemen öldüreceğiz.)
Dedi: (O,
çıkıp gitti birşeyler okuyarak.
Hattâ saçtı o size, bir avuç kum ve toprak.)
Kâfirler bunu
duyup, hücûm etti ânında.
Gördüler, Alî yatar Resûl'ün yatağında.
|