ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - HAZRET-İ OSMÂN (Radıyallahü Anh)

NE İÇİN SATMAMIŞ?

 

"Kıtlık" vâki olmuştu, Medîne’de bir sene.

Bu, çok sıkıntı oldu, sahâbenin hepsine.

 

"Osmân bin Affân" ise, zengin idi begâyet,

Büyük kervanlar ile, yapıyordu ticâret.

 

Bu açlık sıkıntısı, böyle sürüp giderken,

Onun buğday kervanı, şehire girdi birden.

 

Tam “Yüz deve” var idi, bu buğday kervanında.

Halk, Hazret-i Osmân’a, koşup geldi ânında.

 

Dediler ki: (Bir ölçek buğday için, yâ Osmân!

Yedi dirhem verelim, sat bize buğdayından.)

 

O, cevâben dedi ki: (Satmam ey arkadaşlar!

Zîrâ bir ölçeğine, sizden fazla veren var.)

 

Bu cevâbı alınca, üzülerek döndüler,

Ebû Bekr-i Sıddîk’ın, huzûruna geldiler.

 

Ona arz ettiler ki: (Yâ Emîr-el mü'minîn!

Buğdayı geldi bugün, Osmân-ı zinnûreyn’in.

 

Yedi dirhem verdik de, buğdayın ölçeğine,

“Fazla veren var” deyip, satmıyor bize yine.

 

Resûl'ün eshâbına, böyle cevap vermesi,

Olur mu, bu kıtlıkta çok fiyat istemesi?)

 

Hazret-i Ebû Bekir, buyurdu ki: (Osmân’ın,

Hakkında, sû-i zanda bulunmayın siz sakın!

 

Siz herhâlde Osmân’ı, iyi anlamadınız.

Onun merâmı başka, siz başka anladınız.

 

Haydi kalkın, birlikte, kendisine gidelim.

O sözünden murâdı ne imiş, öğrenelim.)

 

Teşrîf etti onlarla, o Hazret-i Osmân’a.

Buyurdu ki: (Yâ Osmân, kırılmış eshâb sana.

 

Yedi dirhem vermişler, bir ölçek buğday için.

"Fazla veren var" deyip, satmamışsın, bu niçin?)

 

Dedi: (Yâ Ebâ Bekir, evet, öyle söyledim.

Sizin verdiğinizden, fazla veren var dedim.

 

Bire “Yedi” verdiler sahâbe bana ancak.

Lâkin bire “Yediyüz” veriyor cenâb-ı Hak.

 

Rabbim, bire yediyüz sevâb, ecir verirken,

Bire yedi vereni, tercîh eder miyim ben?)

 

Sonra emir verdi ki, hemen hizmetçilere:

(Bedâva dağıtınız, buğdayı fakîrlere!)

 

Peşinden kurbân edip, yüz devenin hepsini,

Dağıttı fukarâya, etlerin cümlesini.

 

Hazret-i Ebû Bekir, sahâbenin yanından,

Sevinç ile kalkarak, öptü onun alnından.

 

Bunun te'sîri ile, o gece rüyâsında,

Resûlullahı gördü, güllerin arasında.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, teşrîfiniz nereden?)

Buyurdu: (Geliyorum Osmân-ı zinnûreyn’den.

 

İhsan ettiği için, Resûl'ün eshâbına,

Çok büyük dereceler ihsân olundu ona.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan