|
03 - HAZRET-İ OSMÂN
(Radıyallahü Anh)
YÜZ DEVE
BENDEN
Abdurrahmân
ibni Avf, Resûl'ün huzûruna,
Gelerek, “Dörtbin” dirhem, arz etti bir gün ona.
Dedi: (Yâ
Resûlallah, sekiz bin dirhem param,
Vardı ki, yarısını bıraktım evime tam.
Diğer yarısını da, borç verdim Rabbimize.
O da, dörtbin dirhemdir, getirdim işte size.)
Ona, şöyle
buyurdu o zaman Resûlullah:
(Her iki parana da, bereket versin
Allah.)
Yine aynı
günlerde, hem "Hazret-i Osmân" da,
Malı ve parasıyla, bulundu çok ihsânda.
Zîrâ Tebük gazâsı var idi o zamanlar.
Çok maddî sıkıntıya düşmüştü müslümânlar.
Hazret-i Osmân’ın da, vardı çok develeri.
Donattı onlar ile, cümle mücâhitleri.
Bu iki sahâbînin haklarında, nihâyet,
Geldi Hak teâlâdan Resûlü’ne bir âyet:
(Malını,
Allah için infâk edenler...)
diye,
Mazhar oldu ikisi, bir meth-ü ilâhîye.
Yine Tebük gazâsı yapıldığı zamanlar,
Çok maddî sıkıntıda idiler müslümânlar.
Geldi Hazret-i Osmân Resûlullaha yine.
Ve “Bin dînâr” parayı, verince kendisine,
O server buyurdu ki: (Bu günden sonra, Osmân,
Artık yaptıklarından, görmez hiç zarar, ziyân.)
Peygamber-i
zîşânın, bu sözü üzerine,
Rabbimiz, şu âyeti gönderdi Habîbine:
(Malını,
Allah için sarf eden o insanlar,
Karşısındakileri, minnette bırakmazlar.
Onlara sevâb verir Rableri fazla fazla.
Onlar için korku ve üzüntü olmaz aslâ.)
Burada
“Minnet” demek, “Başa kakmak” demektir.
“Ben sana şunu verdim” deyip, onu üzmektir.
Yine Resûl-i ekrem, tertîb etti bir ordu.
Eshâbı, yardım için teşvîk buyuruyordu.
Zîrâ maddî bakımdan, gâyet zayıf idiler.
Binecek bir deveden, mahrûmdu çok gâziler.
O gün Hazret-i Osmân, ayağa kalktı hemen.
Dedi: (Yâ Resûlallah, yüz deve olsun benden.)
Resûl devâm
edince, bu yardım teşvîkine,
Hemen Hazret-i Osmân, ayağa kalktı yine.
Dedi: (Yâ Resûlallah, üstünde her teçhîzât,
Bulunan üçyüz deve vâdediyorum bizzât.)
Çok sevindi o
Server, onun bu sözlerinden.
Nasîhati bitirip, inerken minberinden,
Buyurdu: (Bundan sonra, Osmâna, çok veyâ az,
Yaptığı fiillerden, artık hesap sorulmaz.)
Yâni o,
yapmasa da hiç nâfile ibâdet,
Onun bu iyiliği, eder ona kifâyet.
|