ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - HAZRET-İ OSMÂN (Radıyallahü Anh)

ADIMLARINI SAYDI

 

Birgün "Hazret-i Osmân", donatıp bir ziyâfet,

Allahın Resûlünü, evine etti dâvet.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, acabâ bizim eve,

Teşrîf eder misiniz, bugün yemek yemeye?)

 

Teklîfi kabûl edip, buyurdu ki o zaman:

(Yemeğe, tek beni mi çağırırsın yâ Osmân?)

 

Dedi ki: (Siz her kimi, istiyorsanız eğer,

Onlar da dâvetlidir, icâbet eylesinler.)

 

O gün "Hazret-i Osmân", sevinçliydi be gâyet,

Zîrâ Resûlullaha, veriyordu ziyâfet.

 

Gâye, sevindirmekti o Server'i esâsen.

Eshâbın, bundan başka gâyesi yoktu zâten.

 

Yola çıkıp giderken, Hazret-i Osmân, o gün,

Tek tek adımlarını sayıyordu Resûl'ün.

 

Resûl bunu farkedip, suâl etti o zaman:

(Niçin adımlarımı sayıyorsun yâ Osmân?)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, her bir adımınıza.

Köle âzâd etmeyi, düşündüm şânınıza.)

 

Hakîkaten ne kadar kölesi varsa, o gün,

Hepsini âzâd etti şerefine Resûl'ün.

 

Bir hadîs-i şerîfte, yine Resûl-i ekrem,

Hazret-i Osmân için, buyurmuş idi ki hem:

 

(Övünür her Peygamber, o gün bir eshâbiyle.

Ben dahî övünürüm, Osmân bin Affân ile.)

 

Yine onun hakkında, buyurdu ki: (Melekler,

Nasıl ki benim ile övünürlerse eğer,

 

Övünürüm ben dahî, Osmân bin Affân ile.

O, cennette yanımdan ayrılmaz bir an bile.)

 

Abdullah bin Mes'ûd da, şöyle rivâyet eder:

(Bir gazâda, Resûlle bulunurduk berâber.

 

İslâm askerlerinin, bitti yiyecekleri.

Bir üzüntü kapladı, bu yüzden gâzileri.

 

O Server buyurdu ki: (Râhat olsun kalbiniz.

Size rızık gönderir, gün batmadan Rabbimiz.)

 

Duyunca ibni Affân Resûlden bunu o gün,

Düşündü ki: “Her sözü, doğru çıkar Resûl'ün.

 

Mâdem böyle buyurdu, elbet gelir yerine.

Ben vesîle olayım, bu rızkın te'mînine.”

 

Bu hayırlı iş için, yollara oldu revân.

Ondört yük yiyecekle, döndü akşam olmadan.

 

Erzak yüklü deveyi, sürdü gazâ yerine.

Yeniden kuvvet geldi, islâm gâzilerine.

 

Resûlullah sordu ki: (Yâ Osmân, bunlar nedir?)

Dedi: (Resûlullaha, Osmân’dan hediyedir.)

 

Onun bu hâlisâne gayreti ile yine,

Resûl'ün o sözü de, gelmiş oldu yerine.

 

O gün çok duâ etti, onun için o Server,

Buyurdu: (Yâ ilâhî, Osmân’a çok ecir ver.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan