|
03 - HAZRET-İ OSMÂN
(Radıyallahü Anh)
ADIMLARINI SAYDI
Birgün "Hazret-i
Osmân", donatıp bir ziyâfet,
Allahın Resûlünü, evine etti dâvet.
Dedi: (Yâ Resûlallah, acabâ bizim eve,
Teşrîf eder misiniz, bugün yemek yemeye?)
Teklîfi kabûl
edip, buyurdu ki o zaman:
(Yemeğe, tek beni mi çağırırsın yâ
Osmân?)
Dedi ki: (Siz
her kimi, istiyorsanız eğer,
Onlar da dâvetlidir, icâbet eylesinler.)
O gün "Hazret-i
Osmân", sevinçliydi be gâyet,
Zîrâ Resûlullaha, veriyordu ziyâfet.
Gâye, sevindirmekti o Server'i esâsen.
Eshâbın, bundan başka gâyesi yoktu zâten.
Yola çıkıp giderken, Hazret-i Osmân, o gün,
Tek tek adımlarını sayıyordu Resûl'ün.
Resûl bunu farkedip, suâl etti o zaman:
(Niçin adımlarımı sayıyorsun yâ
Osmân?)
Dedi: (Yâ
Resûlallah, her bir adımınıza.
Köle âzâd etmeyi, düşündüm şânınıza.)
Hakîkaten ne
kadar kölesi varsa, o gün,
Hepsini âzâd etti şerefine Resûl'ün.
Bir hadîs-i şerîfte, yine Resûl-i ekrem,
Hazret-i Osmân için, buyurmuş idi ki hem:
(Övünür her
Peygamber, o gün bir eshâbiyle.
Ben dahî övünürüm, Osmân bin Affân ile.)
Yine onun
hakkında, buyurdu ki: (Melekler,
Nasıl ki benim ile övünürlerse eğer,
Övünürüm ben
dahî, Osmân bin Affân ile.
O, cennette yanımdan ayrılmaz bir an bile.)
Abdullah bin
Mes'ûd da, şöyle rivâyet eder:
(Bir gazâda, Resûlle bulunurduk berâber.
İslâm askerlerinin, bitti yiyecekleri.
Bir üzüntü kapladı, bu yüzden gâzileri.
O Server buyurdu ki: (Râhat olsun kalbiniz.
Size rızık gönderir, gün batmadan Rabbimiz.)
Duyunca ibni
Affân Resûlden bunu o gün,
Düşündü ki: “Her sözü, doğru çıkar Resûl'ün.
Mâdem böyle buyurdu, elbet gelir yerine.
Ben vesîle olayım, bu rızkın te'mînine.”
Bu hayırlı iş
için, yollara oldu revân.
Ondört yük yiyecekle, döndü akşam olmadan.
Erzak yüklü deveyi, sürdü gazâ yerine.
Yeniden kuvvet geldi, islâm gâzilerine.
Resûlullah sordu ki: (Yâ Osmân, bunlar nedir?)
Dedi: (Resûlullaha, Osmân’dan hediyedir.)
Onun bu
hâlisâne gayreti ile yine,
Resûl'ün o sözü de, gelmiş oldu yerine.
O gün çok duâ etti, onun için o Server,
Buyurdu: (Yâ ilâhî, Osmân’a çok ecir
ver.)
|