ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - HAZRET-İ OSMÂN (Radıyallahü Anh)

TEYZEN DOĞRU SÖYLEMİŞ

 

Resûl-i müctebânın, üçüncü halîfesi,

Edeb, hayâ timsâli, merhamet hazînesi.

 

Hazret-i Şeyhayn gibi, o dahî nesebinde,

Resûl ile birleşir, dördüncü dedesinde.

 

Lakab-ı şerîfleri, “Zinnûreyn”dir bu zâtın.

Zîrâ iki kızını aldı Resûlullahın.

 

Önce “Rukayye” adlı mübârek kızı ile,

Nikâhla şereflenip, dâmat oldu Resûle.

 

Vefâtından sonra da Hazret-i Rukayye’nin,

“Ümm-i Gülsüm” kızıyla evlendi o Server'in.

 

Sonra Ümm-i Gülsüm de, vefât ettiğinde hem,

Üzülüp buyurdu ki, ona Resûl-i ekrem:

 

(Yâ Osmân, olsa idi bir kızım daha şâyet,

Bilmiş ol ki, onu da verirdim sana elbet.)

 

Hazret-i Osmân der ki: Îmân etmemiş iken,

Şu haberi işittim birgün Kureyşlilerden.

 

Dediler ki: (Yâ Osmân, var mı acep haberin,

Dün, sözünü kesmişler Utbe’ye, Rukayye’nin.)

 

Üzüldüm, “Ben ne için istemedim!” diyerek.

Oradan eve vardım, bunu dert edinerek.

 

Baktım ki, evimizde, annem ve teyzem vardı.

Arap’tan bir kimseyi, methedip dururlardı.

 

Dedim ki: (Teyzeciğim, kimi methedersiniz?

Merak ettim doğrusu, kimdir bahsettiğiniz?)

 

Dedi: (O, tatlı dilli, güler yüzlü biridir.

Bizleri bâtıl yoldan, hidâyete erdirir.

 

Ona vahiy geliyor Allahü teâlâdan.

Git, sen de o Resûle tâbi ol, eyle îmân.)

 

Dedim ki: (Teyzeciğim, açıkla o kim ise.)

Dedi ki: (Muhammed bin Abdullah’tır o kimse.)

 

Daha sonra dedi ki: (Sana, zevce olarak,

Güzel yüzlü, zâhide bir kız nasîb olacak.

 

O hanım, senden önce bir erkek görmemiştir.

Eli, bir yabancının eline değmemiştir.

 

Kızı olsa gerektir o hâtun, bu Resûl'ün.

Haydi git, o Resûle îmân et sen de bugün.)

 

Çok taaccüp ederek teyzemin sözlerine,

Koştum hemen oradan, Ebû Bekr’in evine.

 

Zîrâ biz, onun ile arkadaştık o zaman.

Evine varır varmaz, bana dedi: (Yâ Osmân!

 

Sen akıllı kimsesin, teyzenin sözleri Hak.

Cânsız put, ilâhlığa hiç olur mu müstehak?)

 

Sonra, Resûlullaha çıkıp gittik o zaman.

O da beni görünce, buyurdu ki: (Yâ Osmân!

 

Hak teâlâ, cennete ediyor seni dâvet.

Ben onun Resûlüyüm, sen de eyle icâbet.)

 

Hemen tasdîk eyledim Allahın Resûlünü.

Şehâdeti getirip, îmân ettim o günü.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan