|
02 - HAZRET-İ ÖMER
(Radıyallahü Anh)
SENİ ÜZGÜN GÖRÜYORUM
O "hazret-i
Hafsa" ki, hem hazret-i Ömerin,
Kızı olup, eşiydi hem dahî o Server'in.
İlk zevci “Huneys”di ki, o, Uhud savaşında,
Şehîd olup, Hafsa da, dul kaldı genç yaşında.
Bu kızını, Hazret-i Osmân’la, Ebû Bekr’e,
Teklîf etti ise de kendisi birer kere,
“Düşüneyim”
şeklinde, vermişlerdi bir cevap.
Üzgündü bu sebepten, buna Ömer bin Hattâb.
O günlerde o Server, bir yere teşrîf edip,
Sordu İbni Hattâb’a, bu hâlini farkedip.
Buyurdu ki: (Yâ Ömer, acabâ ne ki sebep,
Seni ben, bu günlerde üzgün görüyorum hep.)
Hazret-i Ömer
ise, bu suâle cevâben,
Şöylece arz eyledi Resûlullaha hemen:
Dedi:
(Kızım Hafsa’yı, Ebû Bekr ve Osmân’a,
Söyledim, almadılar, bu hüzün verir bana.)
O Server,
üçünü de pek fazla seviyordu.
Onlar sevinsin diye, hemen şöyle buyurdu:
(Yâ Ömer,
kerîmeni, ben onların yerine,
İster misin vereyim, daha iyi birine?)
Hayrete
düşürmüştü, bu, Hazret-i Ömer’i.
Zîrâ yoktu eshâbdan, onlardan iyi biri.
Bir hikmet olduğunu, anladı bu sözünden.
Dedi: (Yâ Resûlallah, isterim, verin hemen.)
Allahın
Sevgilisi, buyurdu ki: (Yâ Ömer!
Onlar almadı ise, sen kızını bana ver.)
“Hafsa”,
zevce olunca, Allahın Habîbine,
Üçü, daha sevgili oldular birbirine.
Yine anlatılır ki: Bir müşrikin, bir zaman,
Az alacağı vardı Resûl-i kibriyâdan.
Ve lâkin vâdesine, var iken henüz üç gün,
Geldi istemek için yanına o Resûl'ün.
Birkaç eshâbı ile, bir yerde otururken,
Mübârek yakasına yapışıp çekti birden.
Ve (Ey Abdülmuttalip oğulları, acep siz,
Borcunuzu vaktinde, niçin ödemezsiniz?)
Diyerek,
hakârette bulundu kendisine.
Sükûtu tercîh etti Peygamberimiz yine.
Lâkin "Hazret-i Ömer", fazla dayanamadı.
Ağır ve şert şekilde, kâfiri azarladı.
Fakat bu hareketi, o Sevgili Peygamber,
Hiç uygun görmeyerek, buyurdu ki: (Yâ Ömer!
Öyle
yapacağına, deseydin ki bana sen:
“Borcunu ödemede, az daha davran erken.”
Onu da, şu
şekilde edebilirdin îkâz:
“Alacağı isterken, insanca davran
biraz.”
Evet, benim
şu kadar borcum var kendisine.
Lâkin henüz üç gün var, vâdenin bitmesine.)
|