|
02 - HAZRET-İ ÖMER
(Radıyallahü Anh)
RESÛLULLAHA
UYMAK
"İmâm-ı
Rabbânî" ki, çok büyük evliyâdır.
O, bir nasîhatinde, şöyle buyurmaktadır:
(Her iş ve
her amelde, Mevlâmız cümlemizi,
Dünyâ ve âhiretin iyisi, Efendisi,
Olan "Resûlullah"a,
tam olarak ve kesin,
Uymak seâdetiyle, her an şereflendirsin.
Çünkü cenâb-ı Allah, ona tâbi olmayı,
Çok sever, her işinde aynen ona uymayı.
Meselâ o Resûle tâbi olan bir kimse,
Eğer gün ortasında, bir miktâr uyur ise,
Hiç ona uymaksızın, geceleri, çok tâat,
Ve ibâdet yapmaktan üstündür, hem de kat kat.
Çünkü “Kaylûle etmek”, yâni bir parça her gün,
Öğleden önce yatmak, âdetiydi Resûl'ün.
Yine, Resûlullaha uymayı düşünerek,
Bayram günü, hiç oruç tutmayıp, yiyip içmek,
Hiç ona
uymaksızın, senelerce tutulan,
Oruçlardan, kat be kat üstündür yine bundan.
Ve meselâ fakîre, yine ona uyarak,
Az bir şey verilirse, eğer “Zekât” olarak,
Dağlar kadar
altını, kendi arzûsu ile,
Tasadduk eylemekten, üstündür yine böyle.
Bir gün "Hazret-i Ömer", bir sabah namâzını,
Cemâatle kıldırıp, gözetti eshâbını.
Lâkin göremeyince birini o sâatte,
Buyurdu: (Filân kimse, yok mudur cemâatte?)
Dediler:
(Geceleri, o ibâdet eder hep.
Şu anda uyuyordur belki de bundan sebep.)
Buyurdu ki:
(Keşke o, gece hep uyusaydı.
Ve sabah namâzını, cemâatle kılsaydı.)
Çünkü
islâmiyete uymayan bir iş için,
Verilmez sevâb ecir, içyüzü budur işin.
Eğer böyle işlere, ücret hâsıl olursa,
Bir iki menfaattir "dünyâ"dan olsa olsa.
Halbuki bu dünyâ'nın tamâmının kıymeti,
Nedir ki, birkaçının olsun ehemmiyyeti.
Yapacağı her işi, "islâm"a uyduranlar,
Yâni her harekette, o Resûle uyanlar,
Çok latîf "cevâhir"
ve kıymetli "elmas"larla,
Meşgûl mücevherciler gibidirler meselâ.
Bunlar, çok çalışmayıp, yorulmadığı hâlde,
Kazançları, herkesten olur daha ziyâde.
Hattâ bunlar, bir sâat çalışmış olsa eğer,
Yılların kazancını, birden hâsıl ederler.
Buna sebep şudur ki, bir iş, "islâmiyyet"e,
Uygunsa, sâhip olur indallah bir kıymete.
Rabbimiz beğenmezse, hakîr ve kıymetsizdir.
Beğenilmeyen şeye, verilir mi hiç ecir?)
|